6
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
138
Okunma
Leylican & Leyla Yıldırım
Nedendir bu kadar aymaz sın bilmem
Düz sandığın yollar "dik" deli, gönül
Doğrusu bu diye, çağırsam gelmen
Senin ihmallerin "çok" deli, gönül
Hayalden ibaret güzel manzara
Sürülürsün bir diyardan diyar’a
Sen; sen ol kendini, kendinde ara
Baş bedene olur "yük" deli, gönül
Ektin biçtin hasat ettin kaldırdın
Ambarları boş mülk ile doldurdun
Kim; için kazandın, kime bildirdin
Önce, gidenlere "bak" deli, gönül
Denize dalarsın göle dalarsın
Birikirsin damla damla dolarsın
Bir darbe yiyince ancak anlarsın
Sırtından saplanır "ok" deli, gönül
Anlaşılmaz onca fedâkar lığın
Yakalar bırakmaz ihtiyarlığın
Yaşlanınca, göze batar varlığın
Çaktırmadan olun "şok" deli, gönül
Demedim mi her sözümde ben sana
Hiç kulak asmadın bakmadın bana
El dediğin acır mı hiç insana
Sonunda söktürür "kök" deli, gönül
Akıl ermez yalan dünya sırrına
Can kafesten çıkar gelir burnuna
Bulur isen kıymet bilen birine
İçindekileri "dök" deli, gönül
Her gelen dönüyor kim kaldı burda
Bu âleme gelen gitti ard arda
Hepsi yatar, iki metre çukurda
Oradan kurtuluş"yok" deli, gönül
Hislerim köreldi akıla uydum
Nice yapılmayan vaatler duydum
İnancın kalmadı her şeyden doydum
Karnım boş laflara "tok" deli gönül
Leylican’ım elbet sen bir beşer sin
Akıllı görünür, deli yaşarsın
Yaşadığın pek çok, şeye şaşar sın
Gel işin içinden "çık" deli, gönül
Uğurludağ/ Çorum
5.0
100% (9)