2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
110
Okunma
Gönül sarayıma kurdun bir pazar,
Emeğim zay oldu döküldü azar.
Şu garip halimi kim görse sezer,
Vefasız bir dosta düştü yolumuz.
Ektiğim çiçekler boynunu büktü,
Umudun üstüne karanlık çöktü.
Zaman eleğini üstüme döktü,
Savrulup savrulup bitti halimiz.
Dilde sitem vardır gözde bin keder,
İnsan sevdiğinden böyle mi gider?
Kader dedikleri hep zulüm mü eder?
Kırıldı kanatla uçmaz kolumuz.
Dostun sinesinde açılan yara,
Düşürdü kalbimi bitmez efkâra.
Çevirdin gündüzü kapkara zara,
Zemheriye döndü bahar dalımız.
Hani ya verdiğin o eski sözler?
Şimdi yalan oldu o gülen gözler.
Yüreğimde yanan sönmeyen közler,
Küllendi savruldu gitti külümüz.
Aynalar yüzüme yabancı bakış,
Gönlümün içinde bitmeyen yokuş.
Kaderin ağında hüzünlü nakış,
Tersine bağlandı ipek telimiz.
Yükledin sırtıma onca vebali,
Görmedin içimde olan ahvali.
Yıkıldı sevdanın yüksek misali,
Lal oldu ağızda dönmez dilimiz.
Gönül defterini kapattım artık,
Yolların sonuna dayandım artık.
Ben kendi nârımda kavruldum artık,
Toz duman içinde kaldı yolumuz.
İçimde bir sızı sönmez bir yangın,
Ruhum bu dünyaya küskün ve dargın.
Hayaller perişan duygular yorgun,
Bulanık akıyor şimdi selimiz.
Artık ne beklerim ne de özlerim,
Kapandı sayfalar yorgun dizlerim.
Sana son sözümü saklar gizlerim,
Susuz bir sahrada soldu gülümüz.
5.0
100% (3)