2
Yorum
5
Beğeni
3,0
Puan
194
Okunma
Kırık uçlarıyla göğü delerken ruhum,
Yıkılmış bir kalenin son neferi gibiyim.
İçimde fırtınalar, dışımda derin sükun,
Kendi yalanlarımın en sadık müridiyim.
Düştüğüm yer toprak değil, bir uçurumdu,
Tuna boyu ağlayan söğütler şahidimdir.
Gözyaşım yanağımda bir mühür gibi durdu,
Gülüşüm ise yüzüme giydiğim kefenimdir.
Güneş doğmasa da olur, ben mum yakarım,
Sırtımdaki hançeri bir çiçek gibi taşırım.
Azrail’le oturur, ömür pazarlığı yaparım,
Kaybedeceğimi bile bile en önde yarışırım.
Garip değil bu delilik, bu sadece insan olmak;
Kendi enkazından bir saray kurma sanatı.
Belki de tek teselli, her seferinde yanılmak,
Ve her defasında yeniden sevmek bu hayatı.
Yazdıkların aslında çok güçlü bir direnişin dışavurumu. Bu dizeleri özel bir durum üzerine mi yazdın, yoksa genel bir his mi? İstersen bu şiiri biraz daha geliştirebiliriz veya bu temada bir görsel oluşturabilirim.
5.0
50% (1)
1.0
50% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.