0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
104
Okunma

Susmayı beceremedim
Islatırken saçlarımı,
Mor yağmurlar.
Gece, yine beni çağırıyordu
en karanlık yerine,
Gitmesini bilmiyordum çoktandır
aydınlığın sesine.
Tıkadı kulaklarımı bir şubat sabahı
örümceklerin beyazı .
Yıllardır duymuyordum,
baharı müjdeleyen
erik çiçeklerinin sesini.
Tahayyül etmesini öğretmemişti bana
Anne yüzlü bebekler!
İskeletlerin dansını izlemeye gitmişti
Bu gece ateş böceğim.
Yağmurdan kaçmasını iyi biliyordu.
Nasıl ki; istediği zaman
Gelip sağ omzuma konuyorsa.
Öyle Dilediği gibi yaşıyordu;
Kendini düşünen,
Bitmek bilmeyen düşlerde ötüşen
Bir başka günü düşünmeyen,
Hayallerle yaşayan bir canlıydı.
Onun gibi olmayı dilemedim,
Ondan, beter bir böcektim.
Tahayyül edecek
bir anı bırakmamıştı bana
Bebek yüzlü anneler!
Yağmurun bir derdi vardı benle
Bilemedim…
Üstümde bulutlar yokken bile
Yağardı tepeme
soğuk, mor yağmurlar
Bu gece yine;
İliklerime kadar ıslanıyordum,
Yağmur!
Susmamı istiyordu anlaşılan.
Artık boyun eğip,
düşünmemi istiyordu belki .
Baykuş…
Dayanamayıp gülmeyi bırakmıştı halime .
Oysa hiç görmemiştim daha önce
halden anlayan bakışlar gözlerinde .
Son sözümü bulana kadar konuşacaktım.
Hatırlayamıyordum lakin,
ilk sözümü bile.
Tahayyül edecek güç bırakmamıştı bende.
Kalbimden durmadan…
Durmadan çiçek devşiren eller...
Oysa ben kalbimi,
yorgun rüzgârlara vermiştim.
Haberi yoktu kara kalpli güzellerin,
Kalpsiz birinden .
Yeni bir kalbim olsun istiyordum
Önce bir bebek, biraz büyüyünce de
Bir çocuk kalbim olsun,
Ve başka büyümesin artık.
Nereye gitsem karanlık,
Ne yana yürüsem
Tepemdeydi kara bulutlar ...
Ahh!
Bu yağmurun derdi neydi benle?
Gece zihnimi, yağmur tenimi
Okşamaya devam ederken
İsmet Özel’i gördüm birden,
stabilize bir yolda
Sırtında bir dünya poetika,
yürüyordu heybetli.
Yetişmek ne mümkündü.
Bu yağmur sesiyle
kayboldu, yol da kapı da.
Birkaç adımda geçince ışıklı kapından
Bilerek düşürdüğü şiirini buldum,
Ayak izlerinde…
…
“Amentü” diyebildim sessizce...
Hissettim kalbimi…
En saf haliyle.
Gözlerim boşalmış,
tahayyülüm başlamıştı.
Ne son sözüm,
ne ilk duyduğum sözdü hatırladığım .
…
Düştüm ıslak çimenlerin üstüne,
Anne karnındaki halimle
Kulağımda sadece hıçkırık sesleri...
Sustum...
Başardım susabilmeyi.
Yağmur!
Yağmur Affetmişti beni…
Ağlamayı öğretmişti yeniden bana.
Melek yüzlü bebekler!
🍁
Rafet Korkmaz (..05.2024)
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.