0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
66
Okunma
"Neyiz biz?"
Soru bir yakut alev,
Nihal’in dudağında titrer şimdi.
Ve şu an:
Tüm planlar “ben” de sığmaz oldu,
“Biz” bir cümle, bir devlet, bir dua…
Gelecek zamana çoğul ekler düşer,
Her “yaparız”, her “gideriz” bir arşiv.
Sevgililik resmen ilan edildi:
Karşılık ve İsim Koyma gerçeğin resmî mühürü.
Daha önce temas arayıştı,
Bir nehrin yatağını bulma çabası.
Şimdi temas: karşılaşma ve kalış,
Nihal’le soluduğumuz aynı hava, aynı sonsuzluk.
Burada aşk, içimizde gizlenen bir ihtimal olmaktan çıktı,
Paylaşılan bir gerçekliğe dönüştü.
Artık sadece hissedilmez;
Tanınır, kabul edilir, ad konur.
Sevdiğim diyebilirim artık sesimde bir hikmet,
Sevdiğim diyebilirsin sen de sözün bir sır.
O isim ki Nihal,
Gönlümüzde bir alem oldu,
Bir buluşma, bir devlet, bir iklim.
Seninle “biz” derken,
Dilimizde tasavvuf,
Nefesimizde metafizik,
Tenimizde zarif bir tutku,
Mistik bir erotizm.
Varoluş bir alegoriydi belki,
Seninle anlam kazandı:
Sen Nihal’sin, ben sana âşık,
“Biz” ise aşkın ta kendisi.
Artık hikâye “biz” diye yazılır,
Her an bir mısra,
Her bakış bir beyit,
Her dokunuş şiirin ta içinden.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.