1
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
133
Okunma
Kırılma deme kendine,
Ses çatlar ama yankı kalır;
Taş susar,
Yol hatırlar adımı.
Baskı arttığında
Cam olma diye tembihlenir ruh;
Çelik,
Isınmadan öğrenmez biçimini.
Eğilirsin bazen,
Yenilgi sanma;
Rüzgârla konuşmanın
En kısa yoludur bu.
Bir çizik belirdi diye
Haritayı yakma;
Çatlaklar,
Işığın sızma yerleridir.
Yük omzuna çöktüğünde
Omurga konuşur;
Dayanmak,
Kas değil hatır işidir.
Kırık sandığın ses
Akordun başlangıcıdır;
Tel,
Gerilmeden şarkı bilmez.
Gece bastırınca
Parçalanma;
Karanlık,
Bütünlüğü sınar sadece.
Bir söz çarptıysa içine
Dağılma hemen;
Taşın sabrı
Hece hece dağ olur.
Düşüşe bakıp
Paramparça deme;
Yerçekimi,
Merkezini öğretir insana.
Sükûtun ağırlığı
Çatlatmasın seni;
Sessizlik,
Dayanağın adını fısıldar.
Zaman sürter köşeleri,
Keskinlik gider;
Bütün kalmak,
Aşınmayı kabul etmektir.
Unutma,
Kırılganlık da bir ilimdir;
Nereye dayanacağını
Öğretir kalbe.
O yüzden Lâ Tenkasır,
Yani kırılma;
Sen parça değil,
Taşıyıcı bir bütünsün.
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(12 Ocak 2026)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.