0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
102
Okunma
Daralma deme kalbine,
Boğaz sandığın yer
Nefesin
Yerini aramasıdır.
Sıkıştığında göğüs,
Ev küçülmez aslında;
Eşya çoğalır,
Ruh düzen ister.
Bir an yetmediğinde dünya,
Kendini suçlama;
Ufuk,
Yakına geldiği için dardır.
Basınç arttıkça
Taş bağırmaz;
Elmas,
Sessizce doğar.
Korku duvar örer sanırsın,
Oysa kemer kurar;
Yük,
Oradan geçer.
Dar geçitler vardır,
Genişliği öğretir;
Omuzlar sürtünmeden
Meydan tanımaz.
Kalbin daraldığında
Saatleri suçlama;
Zaman,
İç hacmini büyütür.
Bir düşünce sıkışırsa
Çözme diye zorlanma;
Bırak,
Kendine yer açsın.
Gece içeri çöktüğünde
Odayı karartma;
Karanlık,
Işığı çağırmanın yoludur.
Söz azaldıkça
Mana çoğalır;
Suskunluk,
Genişliğin gizli kapısıdır.
Daraldığını sandığın an
İçine bak;
Orası,
Yeniden inşa alanıdır.
Zor gelen bu hâl
Tutulma değil;
Kalbin,
Kendi göğünü genişletmesidir.
Unutma,
Genişlik her zaman dışarıda olmaz;
Bazen iç,
Kabına sığmaz olur.
O yüzden Lâ Tetezâyek,
Yani daralma;
Bu sıkışma bir kapanış değil,
Genişliğin eşiğidir.
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(13 Ocak 2026)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.