7
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
172
Okunma

Kar yağıyor,
ama sesi yok.
Bir tek benim kulaklarımda
kendi ayak seslerim yankılanıyor;
sokakta değil,
içimde.
Lambalar yanıyor evlerde,
perdelerin ardında
sıcak bir el çay dolduruyor,
gözler gülüyor,
sözler birbirine değiyor.
Ben camın bu tarafındayım;
nefesim buğu oluyor,
buhar çekilince
tekrar yalnızım.
Ayaz giriyor yakamdan,
kemiklerime kadar işliyor.
Üşümek yetmezmiş gibi
bir de içimde
daha eski bir kış var;
orada güneş hiç doğmadı.
Bir türkü yakıyorum,
nefesimi üflerken
“keşke yanında olsam” diyorum,
sonra gülüyorum kendi kendime;
yanında olsam
bu kadar yalnız olmazdım.
Kaldırımda tek bir iz bırakmıyorum,
kar hemen kapatıyor ardımdan.
Sanki hiç geçmemişim gibi.
Belki de gerçekten
hiç geçmedim.
Eve dönüyorum.
Anahtarı çevirirken
kapının öbür tarafında
kimsenin olmadığını
bir kez daha hatırlıyorum.
Sobayı yakıyorum,
alevler yükseliyor,
ama ısınmıyor oda.
Çünkü yalnızlık
en soğuk odunla yanar;
tütmekten başka bir şey yapmaz.
Gece uzuyor,
ben kısalıyorum.
Dışarıda kar susuyor,
içimde fırtına.
Yarın yine kar yağacak.
Yarın yine
ben olacağım
ve yalnızlığım.
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.