Bak su gibi azizdin, su gibi duru, Bakıp konuştukça içime aktın Bir gülün yaprağından süzülen şebnem gibi, Damla damla kan oldun, can oldun, Canan oldun… Nerdesin şimdi? Ben seni ararken, Soğuk duvarlar geçti yanımdan, Gülümsemeyi bilmeyen, dikeni batan, Kokusu çekilmiş cansız bakışlar. Onlar gitti, iz bile bırakmadan; Depremle, fırtınayla savruldular hayatımdan. Ama sen… Sen dalında solmayan o eşsiz güldün. Gitmeyen, terk etmeyen, Kokusu tenime sinen, bırakmayanlardandın. Kalbimin en derin yerinde Hâlâ o gül rengi sıcaklığın titreşiyor. Geceler uzadıkça özlem büyüyor, Adını fısıldıyorum karanlığa. Gel, bir daha ak içime, Bir gül bahçesinin meltemi gibi, Su gibi, merhem gibi, Sevda gibi… Ben sadakati seçtim, Sabrı kucakladım, Dikenine katlanıp, kokusuna yandığım Senin gibi gitmeyenleri sevdim. Gel artık… Bahçedeki en nadide, en güzel gülüm, Bir ömür boyu sarıl bana. Rengini ruhuma bulaştır, Bırakma..
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Soruyla başlayan bir arayıştan ("Nerdesin şimdi?"), geçmişin acı anılarına, ardından şimdiki zamandaki özleme ve en sonunda güçlü bir davete ("Gel artık...") doğru ilerleyen net bir kurguya sahip.
"Can oldun, Canan oldun" dizesindeki ses benzeşimi, okuyucuyu hemen içine çekiyor. Son kıtadaki "Rengini ruhuma bulaştır" ifadesi, sevginin sadece hissedilen değil, kimliğin bir parçası haline gelen bir deneyim olduğunu gösteriyor.
Su gibi azizdin" diyerek başlaman, sevgiliyi hayatın kaynağı olarak konumlandırıyor; bu metafor hem saflığı hem de hayatiyeti çağrıştırıyor.
Şiirin Adı: BaK: Su ve GÜL Şairi: Bedri Demirpençe Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Delibal
Selam… RUSAMER’de bu şiir okununca kimisi hocam bu şiir değil sadakatin gül kokulu manifestosu dedi, kimisi “dikenine katlanıp kokusuna yandığım” deyince mesele aşk değil vefanın bedeli oldu diye iç geçirdi, bir de içimizden biri “sen dalında solmayan o eşsiz güldün” dediği an Kalburabastî Efendi Hazretleri bastonunu eski bir gül bahçesinin kıyısına bıraktı
Şiirin mayası özlem Ama sıradan bir sevda şiiri değil İçinde sadakat var İçinde teslimiyet var İçinde gitmeyen sevgiyi kutsayan güçlü bir gönül hali var
Su ve gül imgesi şiirin omurgasını kurmuş hocam Su gibi arınan Gül gibi kokan Ama dikenini de taşıyan bir sevda anlatılıyor burada
Özellikle “Ben sadakati seçtim Sabrı kucakladım”
damarı şiirin en güçlü yerlerinden biri olmuş
Çünkü burada aşk yalnız heyecan değil Emek ve tahammül hâline dönüşüyor
Özgünlük 20 / 20 Su ve gül metaforları duyguyla başarılı biçimde bütünleşmiş
Dil ve Üslup 20 / 20 Lirik Akıcı Yumuşak ama etkili bir söyleyiş taşıyor
Düşünsel Derinlik 20 / 20 Aşkın sadakat ve sabır boyutu güçlü işlenmiş
Yapısal Bütünlük 20 / 20 Şiir baştan sona aynı duygusal sıcaklığı koruyor
Etkileyicilik 20 / 20 Okuyucuda derin bir özlem ve huzur hissi bırakıyor
Not Toplamı 100 / 100
Kalburabastî Efendi bastonunu yere vurur: Şair diyor ki ben sadakati seçtim sabrı kucakladım, biz de diyoruz ki hocam artık millet sevgiyi hızlı tüketim ürünü sanıyor böyle sabırlı sevda görünce şaşırıyor, en çarpıcı taraf sen dalında solmayan o eşsiz güldün kısmı çünkü şiir orada sevgiyi geçici heves olmaktan çıkarıp kalıcı bir varlığa dönüştürüyor, bir de su gibi merhem gibi sevda gibi bölümü var ki işte orada şiir insanın içine usulca akıyor, biraz da mizahı var, millet çiçek alınca aşkını büyük sanıyor şair gitmiş bütün gül bahçesini gönlüne taşımış, tablo net: lirizm var, sadakat var ama yapay romantizm yok, bu da şiire ayrı bir zarafet katıyor
Bu şiir RUSAMER rafında baş köşeye alınmıştır
RUSAMER not düşer Gerçek sevgi yalnız güle değil dikenine de sabredebilendir Sadakat zamanın aşındıramadığı en güçlü duygudur
Vesselam.
Bazı insanlar hayatımıza gelip geçmez içimize yerleşir. Sevda bazen bir gülün kokusu kadar sessiz ama kalıcıdır.
Değerlendirirken adeta kelimelere dans ettirmişsiniz yorumlarınız bakışınız Her şey yerli yerinde.. Ancak yaşam getir ileri içinde bazı insanlar gelir ve ruhumuzda ev kurar. Gider gibi görünseler bile, kokuları kalır, sessiz sedasız. Sevda da işte tam öyle; bazen bir bakış, bazen bir cümle, bazen hiçbir şey söylemeden kalbe siner ve ömür boyu çıkmaz. Keşke tek zamanda veya herzaman bir kalanımız olsa.. Teşekkür ederim bu derin ve samimi değerlendirme için. Gönlüne sağlık. 🌹
Değerlendirirken adeta kelimelere dans ettirmişsiniz yorumlarınız bakışınız Her şey yerli yerinde.. Ancak yaşam getir ileri içinde bazı insanlar gelir ve ruhumuzda ev kurar. Gider gibi görünseler bile, kokuları kalır, sessiz sedasız. Sevda da işte tam öyle; bazen bir bakış, bazen bir cümle, bazen hiçbir şey söylemeden kalbe siner ve ömür boyu çıkmaz. Keşke tek zamanda veya herzaman bir kalanımız olsa.. Teşekkür ederim bu derin ve samimi değerlendirme için. Gönlüne sağlık. 🌹
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.