1
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
137
Okunma
Ne söz yeter bu sırra,
ne de sükût masumdur.
Çünkü konuşan dil değil,
susunca açılan perdedir.
Sükût,
sesin ölümü değil;
nefsin geri çağrılmasıdır.
Ve insan en çok sustuğunda
Hakk’a en yakın yerden yanılır.
Bir nokta düşer sonra,
benliğin son harfine.
Fenâdır bu: kaybolmak değil,
aranmaktan vazgeçmektir.
Giden, yokluk bırakmaz;
sahibi olmayan iz bırakır.
Zira varlık, anlaşılmamış yükten ibarettir.
İdrak vakitle gelmez,
vakit idrakle açılır.
Zaman geçmez;
insan geçer.
Ve bazı hakikatler
ancak eksilince görünür,
ancak yoksunlukta
adını hatırlar.
Sonunda insan anlar:
Kaybettiği başkası değil,
Hakk’a emanet edilmiş
kendi sesidir.
Ve nokta, bitiş değil,
teslimin işaretidir.
Rifat KAYA
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.