0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
36
Okunma
"Çeşme var, kurnası murdar
yazgım
kendi avcumda seyretmek kırgın aksimi."
İsmet Özel’e
Çeşme yine orada dursun ama bu kez kurnası yalnız murdar olmasın,
yıllardır kimsenin yüzünü yıkamadığı bir hatıra gibi kalsın taşın içinde,
suyun akmayı unutmuş haliyle, pası ezberlemiş bir bekleyişle dursun
ve yazgı denilen şey, bir alın yazısı olmaktan çok
iki avuç arasına sıkışmış, kaçacak yeri kalmamış bir bakış olsun.
Kendi avcumda seyrettiğim aksim, kırgın olmaktan öte,
sanki benden önce kırılmış, bana öyle teslim edilmiş gibi dursun;
parmak çizgilerimden sızan o bulanık yüz,
her baktığımda biraz daha yabancılaşsın bana,
çünkü insan en çok kendini tanıyamadığında büyür bu dünyada.
Suya eğilince yüzümü değil,
yarım kalmış cümlelerimi göreyim,
söylenememiş itirazlarımı, yutulmuş dualarımı,
bir zamanlar kurtarılacağını sanan çocuksu inancı
ve her seferinde biraz daha ağırlaşan suskunluğumu.
O çeşme, artık bir yer olmasın;
bir durak olsun, bir eşiğin tam ortası,
geçip gitmekle kalmak arasında donmuş bir an gibi,
ne tamamen terk edilmiş ne de gerçekten sahiplenilmiş,
tıpkı içimdeki o eksik tamamlanma hali gibi.
Ve ben, avucumda duran bu kırık yansımaya bakarken,
suyun değil zamanın kirlettiğini anlayayım yavaş yavaş,
çünkü bazı izler ne kadar yıkarsan yıka çıkmaz,
bazı yüzler ne kadar bakarsan bak değişmez,
ve bazı yazgılar ancak seyredildikçe
insanın kendisine ait olur.
5.0
100% (2)