14
Yorum
48
Beğeni
0,0
Puan
730
Okunma

Yine daraldı göğsüm, bu kez başka biçimde
Sanki camdan bir melek kırılıyor içimde
Sevgiye muhtaçsa da yanaşmamış hiç aşka
Onun derdi bir garip, onun derdi bir başka…
Herkes ecel diyordu, lakin hasretti adı
Kaderiyle yarıştı kahrolası inadı
Öyle bir inat ki bu zehretti her ânımı
Çıkıverse dilimden alırdı imânımı
Derken uçtu da gitti, tutamadım o yâri
Dermanını bırakıp öyle gideydi bâri…
Açıldı mesafeler ona attıkça adım
Keşke benim de olsa bir çift nurdan kanadım
Şu titreyen ellerim son kez ona dokundu
O lahza arşı yırtan bir seladır okundu...
Melekler naaşını taşıyorken kabire
Şeytanlar kulağıma fısıldadı habire…
“Ne de erken ayrıldı, henüz yirmi yaşında
Gözyaşlarınla güller açtı kabri başında”
’’Kahrından dönsen bile bir kemik bir deriye
Hiçbir dua getirmez gidenleri geriye’’
Bak hele şu melûna, şair kesildi birden
Beni yârin yanına çağırıyor kabirden
Anladım ki o vakit asıl imtihan buymuş
Ben şeytanlara değil,şeytanlar bana uymuş...
Peki ya odamdaki ona benzeyen kadın
Neden sükut edersin, lütfeyle nedir adın ?
Yoksa ki o meleğin ruhu mudur gördüğüm?
Bu yüzden mi görünce oluverdim kördüğüm?
Madem ki makberinden doğrulacak değilsin
Huriler gül yüzüne secde edip eğilsin
Ya al bu derdi benden, ya bir derman tarif et
Çünkü sevmek değil de sabretmekmiş marifet...
Bir tabutun peşinden gitmişken diğer yarım
O gidenin yerine söyle neyi koyarım ?
Sen kalbimde pranga, sen aşılmaz sarp yokuş
Ruhumu parçalayan çelik gagalı bir kuş...
Sanki bir ay değil de bin yıl geçti aradan
Bir gün sabrım biterse affeylesin Yaradan...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.