1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
203
Okunma
Bir zaman benim de yüzüm gülerdi,
Kurudu yaşlarım, gözüm kalmadı.
Bazen akrep yelkovanı dilerdi,
Mazi denen yerde, izim kalmadı.
Zamanın huzuru vardı içimde,
Gönül divaneydi aşık biçimde,
Bir baktım beyazlar çıkmış saçımda,
Sonraki durağa, sezim kalmadı.
Niceleri sevdim diye darıldı,
Niceleri zaman ile duruldu,
Niceleri toprağıma sarıldı,
Harlayan ateştim, közüm kalmadı.
Daha yaşanacak günlerim vardı,
Vücuduma beyaz bir kefen sardı,
Beni, en sevdiğim, toprağa verdi,
Son nefeste artık, özüm kalmadı.
Canım dediklerin canın alırmış,
Kırkıncı gününde yaban olurmuş,
Dostlar defter dürülünce gelirmiş,
Söyleyecek lafım, sözüm kalmadı.
Vakit ağaç kökleriyle geçerken,
Dalımda gül değil, zakkum açarken,
Naçiz beden sonsuzluğa göçerken,
Hazanım, baharım, yazım kalmadı.
Bu Dünya sana mı kalacak gafil,
Azrail kapını çalacak gafil,
Hakk’ın emri vuku bulacak gafil,
Mizana varmaya yüzüm kalmadı.
Ruhuma bir kara yılan dolandı,
Zalim Dünya koskoca bir yalandı,
Desinler ki; Akın az oyalandı,
Artık yüreğimde, sızım kalmadı.
Adım da silindi, mazim kalmadı.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.