0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
52
Okunma
Nihal, kalbime düşen ilk işaret gibiydin,
sanki içimde bir kapı aralandı, anahtarsız.
Sesin konuşurken değil susarken çağırdı beni,
o an anladım, bazı varlıklar tanıtılmaz.
Yürüyüşün zamanla pazarlık yapıyordu,
adımların yeryüzüne değil, bana değiyordu.
Bakışın, “bak” demeden bakan eski bir dua,
tenim anlamadan önce ruhum eğiliyordu.
Nihal, adın geceye bırakılmış bir nefes,
dilime değince içimden bir sır uyandı.
Henüz aşk demedim, demek erken olurdu,
ama kalbim seni defterine çoktan yazdı.
Teninle aramda görünmez bir mesafe vardı,
dokunmadan dokunan bir yakınlık.
Tasavvuf gibi, yaklaşmakla değil,
kayboldukça derinleşen bir tanışıklık.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.