0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
178
Okunma

Çıkmaz sokağın başındayım.
Henüz içeri girmedim;
ama bazı yollar vardır ki
insan daha başında kaybolur.
Bir adım atmadan yorulursun,
yürümeye başlamadan vazgeçmeyi düşünürsün.
Çünkü bu sokak
taştan, duvardan yapılmamıştır;
özlemle döşenmiş,
aşkla daralmış,
kavuşamayışla kapanmıştır.
Bu sokağı ilk kez görmüyorum.
Yıllardır içimde,
kimseye göstermediğim bir yerde duruyor.
Her gece uykuya yaklaşırken
biraz daha yaklaşıyorum ona,
her sabah gözlerimi açtığımda
biraz daha içindeyim.
Adını koyamadığım,
ama seni düşündüğümde şekillenen
isimsiz bir yol bu.
Sonu yok.
Çünkü sen varsın;
ve tam da bu yüzden
yoksun.
Seni sevmek,
uzak bir ışığa bakarak yaşamaktı.
Elimi uzatsam dokunamayacağımı bile bile
gözlerimi ondan alamamak…
Aşk, her zaman kavuşmaya açılan bir kapı değilmiş;
bazen insanı sabırdan örülmüş
dar bir koridora sokarmış.
Ben bunu seni severken öğrendim.
Sesini duymadan günleri tamamlamayı,
adını anmadan içimde büyütmeyi,
seni kimseye anlatmadan taşımayı
sen öğrettin bana.
Özlem önce hafifti.
Bir rüzgâr gibi değdi, geçti sandım.
“Geçer” dedim.
Geçmedi.
Günler ay oldu,
aylar mevsimlere karıştı.
Her mevsimde başka bir yerim eksildi.
İlkbahar gülüşünü alıp gitti,
yaz omzuma düşen hayalini,
sonbahar sesini kıstı,
kış ise yokluğunu koydu avuçlarıma.
Hasret dediğin şey,
insanın içini susturmayan
kalabalık bir yalnızlıkmış;
bunu senden sonra öğrendim.
Çıkmaz sokağın içine doğru bir adım atıyorum.
Duvarlar dolu.
Anılarla değil yalnız,
yaşanamamış ihtimallerle kaplı.
Birlikte yaşanmadığı hâlde
birlikte yaşanmış gibi ağır gelen anılar…
Göz göze gelmelerin ağırlığı,
yarım kalan cümlelerin duvarlara çarpan sesi,
dokunulamamış ellerin boşluğu…
Hepsi burada.
Hepsi bana bakıyor.
Ne suçluyorlar beni
ne de affediyorlar.
Sana ulaşamamak,
seni sevmekten vazgeçirmedi beni.
Tam tersine,
sevgim sessizleşti,
derinleşti,
içime doğru çekildi.
İnsan bazen en çok
kavuşamayacağını bildiğine bağlanır.
Çünkü orada hayal kırıklığı yoktur;
sadece bitmeyen bir bekleyiş vardır.
Ben seni beklerken büyüdüm.
Bazı duygularımı senden sakladım,
bazı geceler adını anmadan ağladım.
Bu sokakta zaman işlemiyor.
Saat yok, tarih yok.
Sadece “olsaydı”larla kurulan ihtimaller var.
Ama hiçbirinin sonu yok.
Çünkü biz,
aynı hikâyenin içinde olamadık.
Aynı cümlede yan yana gelemedik.
Hep virgül gibi kaldık;
devamı gelmeyen.
Sokağın sonuna geliyorum.
Bir duvar.
Yıkılmıyor.
Aşılmıyor.
Sadece duruyor.
Tıpkı senin gibi.
Uzak,
gerçek,
ulaşılamaz.
Duvarın üzerinde tek bir cümle kazılı:
“Sevgi her zaman kavuşmak değildir.”
Duruyorum.
Geri dönmek mümkün hâlâ.
Ama biliyorum;
bu sokak beni değiştirdi.
Seni içimde nereye koyacağımı öğretti.
Ne tamamen bırakabildiğim
ne de tutabildiğim bir yere.
Kalbimin
en sessiz
ama en kalabalık köşesine.
Ben hâlâ çıkmaz sokağın içindeyim.
Ama seni sevmekten çıkmadım.
Belki de bazı aşklar,
tam da kavuşamadığı için
ölmeden yaşar.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.