1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
147
Okunma
Gece sessizdi. Yağmur, pencereden süzülen damlalarla duygularını fısıldıyordu sanki. Cigdem, elinde yarım kalmış bir mektup, masanın başında oturuyordu. Kâğıtta silinmiş birkaç kelime vardı — “Seni hâlâ seviyorum” cümlesi yarım kalmıştı, tıpkı onun gibi.
Kalbinde hâlâ onun sesi yankılanıyordu. “Bir gün her şey düzelir,” demişti o. Ama günler geçtikçe hiçbir şey düzelmemişti. Sevgi vardı, ama zaman acımasızdı. Onu sevmişti… hem de her şeyine rağmen.
Her sabah aynı köprüden geçiyordu işe giderken. O köprüde el ele yürüdükleri günü hatırlardı hep. Gülüşleri, rüzgârın savurduğu saçları, ellerinin sıcağı… Hepsi hâlâ oradaydı, sadece o yoktu.
Bir akşam, gökyüzü yine ağlarken, Cigdem köprüde durdu. Elinde o mektup vardı, bitiremediği…
Son bir nefes aldı, gözlerini kapattı, kalbiyle fısıldadı:
“Sevmekle bitmiyor her şey… Ama ben, seni sevmekle başladım her şeye.”
Rüzgâr mektubu aldı, uzaklara savurdu.
Ve o an Cigdem anladı:
Bazı sevgiler biter gibi görünür, ama aslında hiç bitmez…
Sadece sessizliğe dönüşür
Sevmekle Bitmiyor Her Şey
Dersimlikiz’in Kaleminden
Sevmekle bitmiyor her şey,
Bir kalp yetmiyor bazen iki kişiye.
Gözlerin dokunur, ama ulaşamaz,
Sesin yankı olur, geceye…
Bir zamanlar elimdeydi umudun,
Şimdi gölgemde kalan bir hatıra.
Adını fısıldıyorum rüzgâra,
Belki duyar, belki anımsar diye…
Sevda bir yangın, sessiz ve derin,
Ne sen sönüyorsun, ne ben kül oluyorum.
Her hatıranda biraz daha eksiliyorum,
Ama yine de seni seviyorum.
Sevmekle bitmiyor her şey,
Bitseydi…
Bu kadar acıtmazdı kalbim her gece
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.