0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
191
Okunma

*Düz yazı tarzında şiir denemesi
Ağacın en ucunda, altın rengine dönmüş, son bir direniş gösteriyor. Sonbahar yaprağı. Artık yeşilin o yaz neşesi yok; yerine, vedanın getirdiği o yoğun, dramatik tonlar var. Bir alev gibi yanıyor; sarı, turuncu ve kızılın en çarpıcı karışımı.
Rüzgâr estiğinde, diğerleri çoktan düşmüşken, o tek başına dans ediyor. Bu, bir kavga değil, bir teslimiyet anıdır. Bağının inceldiğini, görevinin bittiğini biliyor. Onun o hafifçe titreyen hali, bana, bırakma vaktinin geldiğini bilmenin verdiği hem huzuru hem de hafif bir kederi hissettiriyor.
Nihayet, o an gelir. Ne bir gürültü, ne bir çığlık. Sadece havada süzülen yumuşak, yavaş bir düşüş. Sanki yerçekimine değil, şiire uyuyor. Yere ulaştığında, diğerlerinin yanına usulca yerleşir; ne kayıp ne de yenilgi, sadece tamamlanmış bir döngüdür.
Onu yerden alıyorum. İncecik, damarları belirgin ve kırılgan. Avucumdaki bu küçük parça, bana hayatın geçiciliğini fısıldıyor. O, bir son değil; o, büyüleyici bir veda töreninin tek kişilik sahnesidir. Sonbahar yaprağı, en büyük güzelliğin, gitme cesaretini gösterdiğimiz anda ortaya çıktığını hatırlatan, sessiz bir öğretmendir.
Hüseyin TURHAL
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.