0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
190
Okunma
Kördüğüm bir sancı libâsında merhem gibi
Huzurunda bir risaledir incilerimde
Seni dolayınca bir atlıyla hırsız kovalıyor himmetimi
Sur yangınında bir elçi nasıl olur ki
Eftelyâ vardelyâlarıyla örülü kalır
Binbir renkte kalp ile
Af edilmeyen bir aşık mirheminden uzakta
Bülbüller kör yangında ve
Güller kor ışıklarıyla
Kafeste bir günlük yazdırırken pencerelerde bir yolcu
Köprüler yaren olur bilmecelerden bulmacalara
Yukardan aşağıya
Soldan sağa...
Leyl ilâ bir ermiş
küflenmiş duvarlarda yazgıları hibe ederken
Yutkunurken söz ile bir depremden izale
Saatler karınca kovalıyor
Kâh aşkın bir mercan sırtında
Kâh aşık bir böcek ağzında...
Meleyen kuzular inkişaf etmemiş bir meleği
Kendini kendime
Badeler bükük sırtlarıyla üfler çakmaklara
En mütmâin yanıyla b/ağlar ufku ne’şeyle
Unutulmuş bir sümbül gözlerini s/aklar
Yazın damlara asılı bıraktığı çocukluk imini
Vaveylâ kundağında serpilmiş .
Ve de örülü ah vah
Uçurulmamış kuşlar varken babekler gibi
Zikrimde bir heyelan aşkıyla arlanmış
Vurulmuş teneffüs yakıtlarda unufak
İnciler maviye yeşilden çıplak
Anadan üryân bir bulmacayı anlamak için
Yukardan aşağıya
Soldan sağa....
Gökkuşağı affedilmez kendimle
Hatırlamak düşünmekten gelir bana
Unuturken kendini bir kemirgen
Cevaz verirken bir şuurun
Yetim kalmışken bir kemik vücudundan
Harf tabelasından
Fer eylerken
kalbim gözyaşından yorgun
Aşka velvele bir yaprak ölürken
Artık toprak kokacaksa bir çiçek
Bilemiyorum
Ne zaman sabır olur af edilmiş ağaçlarda
Ufku koşuyorken sana
Belki de libasta sancı
Aşkta öfke burkulmuştur biraz
Risalede inci bitmiştir
Güneş batarken....
Gezgin imgeler...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.