6
Yorum
35
Beğeni
0,0
Puan
357
Okunma
Bu satırları üşümüş bir dünyanın bedeninden ve yanan göğsünden yazıyorum..
Bir makamın kırk kapısından sualsiz girdim
Hisler aynasında mercanlarla yazılan düş
İncilerle bezenmiş kuruyan nehirdi gördüğüm
Öyle mavi, öyle kor
Üşüyen sözlerin yükselen makamında diz çöktüm
Kalbimin titremesine şahit tuttuğum sen
Ne elzem bir çöküştün..
Sus hükmünde ki mühür zamanı sundu avuçlarıma
Ve bir girdabın atmosferine çekilen can
Kendini nasıl doğuracaktı
Muallakta kalan an karması solarken
ruhun derin felsefesinde yeşerirmi insan
Oysa cılız bir toprak çatlasa
bilirim yaşamak var onda
Bilirim direnmek var,
Peki ben neden kefenledim sesimi
Neden ölümden önce öptüm nefesimi
Bilmiyorum..
Hepsi bu.
~°~
~°~