0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
154
Okunma
Kalbimden kalbine açılan yollar var,
Sessiz, ıssız, karanlık, puslu zamanlarda.
Bir dokunuşunla titreyen o köprüler,
Şimdi kırık, harabe, terk edilmiş bahçelerde.
Gözlerin vardı, umutla dolu sabahlarda
Şimdi yansıması solgun bir aynada kaldı.
Adını fısıldarken düşlerime,
Kül olup savruluyor her bir kelimenin ardında.
Sen gittin, gidişin bir rüzgâr gibi,
Esti geçti,
Paramparça etti göğsümdeki yelkenleri.
Her an, her nefeste, içimde yanar bir ateş,
Söndürmeye çalışırken külüne karıştım ben de.
Kalpten kalbe uzanan yollar dar,
Ve biz, o yolların iki yorgun yolcusu.
Bazen bir bakış, bazen bir suskunluk,
Bize ait kalan son harfler, son nefesler oluyor.
Şimdi,
Kalbimden kalbine gönderdiğim bu şiir,
Bir veda mı, bir yakarış mı,
Bilmiyorum; ama biliyorum ki,
Sana dair her şey, hâlâ benimle yaşıyor.
Bir zamanlar sesimiz aynı şarkıyı söylerdi,
Şimdi yalnızlıkla yankılanıyor boş odalarda.
Hatıralar, eski fotoğraflar gibi solgun
Ve her biri şimdi kalbimde derin bir yara.
Gecenin koynunda saklı kalan umutlar,
Sabahın ilk ışığında eriyip gidiyor.
Bir bilsen ne kadar yorgunum,
Her gece seni beklemekten,
Her gece seni anmaktan.
Dillerimiz farklı ama acımız aynı,
Senin suskunluğun, benim çaresizliğim.
Kalpten kalbe uzanan bu ince çizgide,
Bazen dokunmak, bazen uzaklaşmak istiyorum.
Ve belki de bu şiir,
Bir köprü, bir umut
Ya da yıkılan o köprüyü yeniden kurmak için
Atılan ilk adım olacak bizden geriye kalanlara.
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(11 Ağustos 2025)
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.