1
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
272
Okunma

Entari
Bir sandık açıldı içimde,
Lacivert bir sessizlik sardı odamı.
Köy kokan bir entari çıktı içinden
Çiçekli, yıpranmış,
Ama dimdik duruyordu zamanın karşısında.
Anamı hatırladım…
Omuzları düşüktü ama yüreği dimdik.
Bu entari,
O’nun ellerinde yoğrulmuş
Hamur gibi kokuyordu.
Tarladan dönerdi bazen,
Terle ıslanmış olurdu etek ucu.
Ama ben sarılırdım o entariye,
Sanki dünya orada yumuşardı.
Kimi zaman kefen gibi dururdu gözümde,
Kimi zaman düğünlük
Herkese başka görünürdü.
Bana hep aynıydı:
Anne demekti,
Toprak demekti,
Varlıkla yokluk arasındaki tek perdeydi.
Bir rüzgâr esse şimdi,
O entari yine dalgalansa duvarda,
Ben yine çocuk olsam,
Tutunsam etek ucuna,
Ve desem:
“Gitme...”
S.K.
5.0
100% (5)