0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
131
Okunma
O eski evde bir huzur vardı,
Çatısı akardı ama yürekler sağlamdı.
Bir tas çorbanın buğusunda paylaşmak,
Zenginlikti, zenginlikti adı konulmadan.
Sedirin üstünde annemin dizleri,
Bir masal anlatırdı bakmadan kitaba.
Dedem dua ederdi her akşam,
"Allah kimseyi aç koymasın" diye yana yakıla.
Kapılar kilitlenmezdi, çünkü
Güven vardı, hem de kilit gibi sağlam.
Komşu komşunun külüne muhtaç değil,
Birlikte közde pişirirdi ekmeğini, yemeğini, sevincini.
Sofraya oturulunca haram bilmezdik,
Bir lokma helal, alnımızın teriydi.
Çocukken öğrendiğimiz ilk kelime
"Afiyet olsun"du, şükürle harmanlanmış.
Bir selam yeterdi kırgınlığı unutturmaya,
Bir özür, bir tebessüm… o kadar kolaydı affetmek.
Kibarlık vardı, naz vardı,
İncitmeden konuşan bir nesildik biz eskiden.
O evde yalan barınmazdı,
Bakışlar konuşurdu çoğu zaman.
Ne ekran vardı, ne de kablosuz bağlar,
Ama kalpten kalbe giden yollar hep açıktı.
Şimdi bakıyorum beton duvarlara,
Ne sıcaklık var ne bir çift güzel söz.
Kibarlık “zayıflık” sanılıyor,
Helâl unutulmuş, “ne kazanırsam kâr” olmuş sözlükte.
O eski evde insanlık vardı,
Kırılmadan da sevilirdi insan.
O ev yıkıldı belki, toz oldu taşları,
Ama içimde hâlâ o eski huzurdan bir avuç var.
Şenol
5.0
100% (3)