2
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
265
Okunma

Bir şiir sarhoşuyum geceye koşan
Bir avuç yağmur şimdi yalnızlığım
Eylül bakışların üşüyor içimde
Akşamın tozlu yollarında
Susamışlığıma geçiyordu trenler
Bak havada bulut var, benim ruhumda yağmur
Deniz dalgalarla boğuşur
Her gönülde bir hıçkırık tutuşur
Ağaçlar meyve yüklü, pencereler çiçek
Benim dallarım kırık
Her gönülde bir hıçkırık
Yetti mi bana sevgili bu ayrılık
Bak herkesin gözleri güler
Benimki kanlı yaşlı
Nedendir, bilsem şu yanan kalbim hep yaslı
İçimdeki her sokağım paslı paslı
Dinmeyecek mi ruhumdaki yağmurlar
Puslanmış aynadaki bakışlarım
Ben miyim bu ?
Cam kırıkları dolmuş gözlerine
Gündüz ve geceyi seçemeyen
Düşlerken bir Almanya akşamını
Irak ülkeler ötesinden
Anılarını bırakıp gelen
Yüreğimde bin gurbet taşıyan... acılar !
Üşüyorum, sisli bir Frankfurt akşamında
Deliyor içimi gurbet türküleri
Dudaklarımda yarım kalmış bir şarkı
Ama sessiz, ama yıkılmış ve kırık
Böyle
Gurbet gurbet insanları
Her gönülde bir hıçkırık
Yüreğime perde perde geceler iner !
Koşarken gurbet sokaklarının karanlığına ayak seslerim
Acılar kuşanır gözlerim !
Akşam oluyor yine... saatler yaklaşırken ezana
Kül olmuş öksüz yalnızlığım
Heceler bırakıyor ruhuma
Ve, kalbime kastedip gidiyor, yağmurlu düşlerim
Ipıssız şimdi burası, ıpıssız !
Birlikte yürüdüğümüz yollar
Oturduğumuz çay bahçesi
Yoksun belki, tutamıyorum ellerini
Sen
Ciğerlerime dolan hava değil
Gözlerime gelen alevden canavar gibi
Bir akşam senfonisi
Senin gözlerin saklı
Orada, ufukların ardında
’Bekle’ diyorsun ’bekle geleceğim’
Ama inancım kalmadı
Rüyalardaki verilen sözlere
Gelmiyorsun
İçimin bekleyiş istasyonlarında
Uzak, çok uzak gurbet gecelerinden
Şiirler yazdım
Besteler yaptım senin için
Volkana dönmüş yüreğim üzerine
Şimdi ayrılık karları yağar
Günay Koçak
16 / 7 / 2025
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.