5
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
90
Okunma

Uykusuz gecelerimde
Bitmeyecek içimde kahır bulutları
Yitecek dalgalarında küllenmiş anıların
Kıyılarında ağladığım denizlerin
Gecenin ikisi
Karanlıkların şarkısı düştü duygularıma
Neydi uyutamayan kalbimi bu gece
Hasretin koyu karanlığına büründü gece
Ferdi baba inletiyordu yalnızlığımın gecede sesini
’Yıldızlar da kayar durmaz yerinde’ diyordu
Kaysın yıldızlar, ay sönsün, dursun dünya
Benim dünyam kaymış zaten !
Bitmiş hayat damarımda can pınarları
Kaysın yıldızlar, yürüsün dağlar, sular taşsın
Doğmasın güneş... ne fark eder ?
İçimde adını koyamadığım
Koskoca bir acı varken
Bir kıyamet !
Bilmem kaçıncı zamanıdır gidişinin
İşte bak
Yine bir gece yarısı her şey öylesine suskun
Gecelerimi kaç parça eden, kaçıncı uykusuzluğum
Sessiz yaşlarımın yalnızlığa kaçıncı dökülüşü
Çaresizliğime prangalar eskitmeyecektim yoksun diye
Vurucu şarkılar söylemeyecekti dilim
Sıtmalı düşüncelerimi vurmayacaktı geceler
Neden bir ağrı başımda
Ellerin olsaydı tesellim olan ağrılarıma
O uzak şehri düşlüyorum, bu gece yarısı sonrası
Gitmemeliydin o geri dönülmeyen uzaklara
Şimdi karmakarışık düşler içindeyim
Bir diyorum uyuyayım, dalayım düşlere
Bir diyorum
Alıp başımı şöyle kendi halimde
Bu geceler boyu
Tutayım elinden yalnızlığımı gezdireyim
Yorgun omuzlarım çekemiyor acıları
Acıların yıl dönümünde
Gözlerimde sağanaklarla sabahı bekliyorum
Mevsim yine mayıs
Ama hala yağmur fırtına dinmiyor camlarda
Tıpkı hasretinden dinmeyen gözyaşlarım gibi
Gözlerimde canlanan rüya mı ne
Bir çift görüyorum, el ele cıvıldaşan kuşlar sanki
Belli biri seviyor yürekten
Öteki de pek kederli
Hüzünle bakıyor... demek ki ayrılık kapıda
Bir rüyaymış, uyandım birden
Anladım ki o yabancılar
Bizmişiz hasrete yolcular
Hep geceleri yazdım dizelerimde
Yaprak yaprak
Duygularımı renklendirdim
Rengarenk
Göz yaşlarımı kattım gecenin ahengine
Susuzluğumu tuzlu yaşlarla giderdim
Bazen sustum... suskunluğum içindeki çığlıklarıma yenildim
Sen, gecelerim oldun hep
Okşadığım şiirli siyah gecemde
Anılarımız yalım yalım göz bebeklerimde
Sensizliğimde deli divane
Şimdi sen, bilmem hangi dünyada
Kiminle paylaşırsın yalnızlığını
Ve mazim
Mil çekmede gözlerime acımasız
Zehir - zıkkım bir hayatın içinde ben
O denli anlamsız yaşamak
Engeller kayalar gibi sert, dağlar gibi sarp !
Taş gibi kalpsiz, şeytan gibi insafsız !
Anlatamam derdimi
Anlatamam imkansız !
Nereden çöktü bilemiyorum
Bu kara basanlar gecelerime
Kim sildi gülüşlerimi dudaklarımdan
Şimdi bir ceset
Çıkmış, bilemeden geçtiği sokakları, yolları
Arayışlar içinde
Umut can çekişir yüreğimde
Hayallerim boşa gider... pembe kapılarını kapadı karanlığa
Her fırtına benden çıkar şimdi
En güzel düşlerim kabuslara boğulur
Anlarım ki
Sana kavuşmak bana, yaşamak kadar yasaktır
Trenler dolusu yaşlar akıyor gözlerimden
Orman yangını hasretler yakıyor bedenimi
İntihar gemileri kalkıyor ıslak gözlerimden
Bitiyor ümitlerim gecenin karanlığında
Günay Koçak
16 / 5 / 2026
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.