1
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
199
Okunma
Mendil satan çocuğun,
Burnunu koluyla silmesi kadar
Acımasızdır bu hayat...
Kimse sormaz adını,
Yüreği kaç yaşında kaldı,
Gözyaşı kaç kere aktı ardı ardına?
Kaldırımda büyür düşleri,
Uykusuz gecelerin içinde üşür,
Ne oyuncak bilir ne bayram şekeri.
Bir mendil bir umut satar her adımda,
Kimi alır geçer, kimi görmez bile,
Ama o her şeye rağmen gülümser yalandan...
Ayakkabısı yok belki ama
Çamurda umut izleri bırakır,
Her damla, başka bir yarayı taşır.
Çocuk deriz ya geçip giderken,
Unuturuz çocukluğun hakkını,
Bir mendille geçiştirir yoksulluğunu...
Elini uzatınca kirli,
Kimse tutmaz, korkar sanki,
Oysa o el değil, kalptir kirlenen.
Bir lokma ekmek düş olur gecelere,
Karnı aç, sesi kısık,
Gözlerinde büyüyen sessiz çığlıklar…
Ne annesi yanında, ne babası sorar,
Bir başına, koca şehirde kayıp,
Her sokak onu biraz daha eksiltir.
Hayat, ona şefkati unutturmuş,
Oysa bir sarılmaya değerdi her anı,
Bir mendil değil, bir kucak lazımdı ona...
Bir mendil satar,
Bir çocuk kaybolur aramızda,
Bizse kaldığımız yerden devam ederiz.
Görmeden, duymadan, anlamadan...
Burnunu koluyla silen o çocuğa
Bir dünya borçluyuz aslında...
@NURAL BEKTAŞLI
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.