10
Yorum
48
Beğeni
5,0
Puan
381
Okunma
Odama yapışmışsın boya gibi,
çekmişim, duvarlardan kokun gelir.
yapışmışsın, içime işlemişsin—
Katran gibi, zift gibi.
Nasıl kurtarayım seni?
Sisle örtülmüş odanın içinde,
Saat işliyor, zaman taş gibi suskun.
Sigaram nefes alırken,
Küçük bir tekne salınıyor duvar kağıdında—
Ne bir harita,
Ne bir rota,
Oturmuşum yatağın ucunda, yönsüzüm.
Kıyımlar ülkesi
Yosun tutmuş anıların üzerini örtüyor.
Bir örümcek sabırla örüyor,
Dünümle yarınım arasında ince bir ip.
Salınıyor üzerime dert çekip,
Yalnızlar ansiklopedisinde bir önsözüm.
Suda yankılanıyor yıldızsız gök gürültüsü,
Dağların ağırlığı belimi büküyor:
Büyük bir derdim var, ey yolcu,
Bu tekne nereye gidecek?
Kürekler çekilmiyor,
Rüzgâr da yok iten;
Gözlerim zor tutuyor tekneyi—
Battı batacak.
Yelken, rüzgârsız da şişer bazen,
Aşkın kumaşıyla dikildiyse eğer.
Bu tekne ilerler,
Durgun suda bile yüzer.
Hiçbir liman kabul etmese de,
Fırtınalar yolunu kesse bile,
Göğüste asılı bu gemi anlatır yolu.
Gölgenin içinden yükselir bu tekne,
Bu tekne ilerler—
Git ve yak feneri.
Odama yakışmışsın boya gibi,
çekmişim, duvarlardan sesin gelir.
yakışmışsın, içime işlemişsin—
Katran gibi, zift gibi.
Yak da çıkarayım seni.
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.