2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
84
Okunma

Sessiz Sözler..
Denizin kıyısında, o tanıdık sessizlik,
dalgaların fısıltısı, sanki uzaklardan gelen bir hikaye.
Yüzünde biriken tuzlu rüzgar,
alıp götürüyor içindeki yorgunluğu.
Gökyüzü bazen gri bir perde, bazen umut dolu bir mavi.
işte tam da burada başlıyor o derin yolculuk,
düşüncelerin yolculuğunda kayboluş.
Hatırlar mısın o eski filmleri, o siyah beyaz anıları?
Yılmaz Erdoğan’ın kaleminden dökülen o ince dokunuşları...
Sözler ki, bir bakışın ardındaki manayı fısıldar,
hayatın karmaşasında bir anlık duraklama.
Belki de Orhan Veli’nin o sade ama derin dizeleri gelir aklına,
"ne kadar güzel şey yaşamak!" derken,
aslında ne çok şey anlatır o kısacık cümle.
Ya da Cemal Süreya’nın o aşka dair coşkulu ama hüzünlü satırları,
bir kelebeğin ömrü kadar kısa ama sonsuz bir etki bırakan.
Düşünceler bir deniz misali, engin ve dipsiz.
Bazen sakin bir liman ararsın içinde,
bazen de fırtınalarla boğuşursun.
Hayat, bir yolculuk değil midir zaten?
Her adımda yeni bir soru, yeni bir cevap arayışı.
Geçmişin izleri, geleceğin hayalleri...
Hepsi bir arada, bu anın içinde saklı.
Akşam güneşi vururken kordon boyuna,
bir bankta oturur, denize dalarsın.
O uzaklarda kaybolan gemiler gibi,
sen de kendi içindeki bilinmeyene doğru yelken açarsın.
Belki de en derin düşünce,
her şeyin gelip geçici olduğunu anlamaktır.
Tıpkı bu dalgalar gibi, tıpkı bu rüzgar gibi...
Ve önemli olan, o anın tadını çıkarmaktır...
Hasan Belek
29 05 25
Akçay
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.