Her doğan çocuk, tanrı'nın insanoğlundan hala umut kesmediği mesajını getirir. sir rabindranath tagore
Zümrüt Kul Hasani
Zümrüt Kul Hasani
VİP ÜYE

Canandır Şiir.

Yorum

Canandır Şiir.

( 11 kişi )

7

Yorum

17

Beğeni

5,0

Puan

86

Okunma

Canandır Şiir.

Canandır Şiir.

Bismillah diyerek çıkılan yola,
Meyil etmez gönül sağa ve sola.
Yolculuk bitse de evlada ola,
Sözden öte bize canandır şiir.

​Gönlümün bağında, çağlayan pınar,
Aşkın ateşiyle, tutuşup yanar,
Hakk’a talip olan, gece gün anar,
Sadık yüreklere, sultandır şiir.

​Yüce dağlar aşar, bendini yıkar,
Ulu ırmak gibi, denizce akar,
Ezelden ebede, nur olup bakar,
Karanlık düşmana, fermandır şiir.

​Hakk’ın kelamından, aldığım nefes,
Bâtılı yok eden, ilahi bir ses,
Gönülden gönüle, yayılan heves,
Çileli yollara, destandır şiir.

Nûrun deryasında, yansın bu sîne,
Düşsün gönül kuşu, Hakk’ın izine,
Sırlar âleminden, varsın derine,
Gönül iklimine, devrandır şiir.

​Kul Hasan özünden, söyler kelamı,
Gönülden gönüle, verir selamı,
Aşk ile dokur hep, kutlu ilamı,
Ruhumu kuşatan, kervandır şiir.

​Hasan Belek - Akçay
15.08.2026

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (11)

5.0

100% (11)

Canandır şiir. Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Canandır şiir. şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Canandır Şiir. şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
16.8.2026 09:37:25
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO EDEBİYAT ŞEHRİ KAHRAMANMARAŞ

Şiiri Sultan, Ferman, Destan, Devrân ve Kervan Yapanlar Salonu

Kalburabastî Efendi Hazretleri salona elinde asa, omzunda heybe, arkasında da nereden topladığı bilinmeyen üç deveyi çekerek girdi. Hasan Belek’in Canandır Şiir şiirini okuyup develere baktı: Hasan Bey, şiir diye başladınız; ikinci kıtada sultan oldu, üçüncüde ferman, dördüncüde destan, beşincide devran, altıncıda kervan! Bir kıta daha yazsaydınız şiire gümrük kapısı kuracaktık. Şiir mübarek yerinde iki dakika durmadı!

Ozan Duranoğlu Köşesi’nde Yolcu Yaşar, ilk kıtayı okuyup sırtına çantasını taktı: Bismillah diyerek çıkılan yola / Meyil etmez gönül sağa ve sola... Efendim dümdüz gidecekmişiz. Kalburabastî kaşlarını çattı: Manevî istikametten söz ediyor Yaşar. Yaşar pusulayı gösterdi: Peki Yolculuk bitse de evlada ola diyor. Yolculuk bitince çantayı çocuklara mı bırakıyoruz? Efendi başını salladı: Çantayı değil sözü! Şair şiiri nesilden nesile kalan emanet görüyor. Sen daha ilk kıtada veraset ilamı çıkardın.

Âşık Serdari Köşesi’nde Yangıncı Niyazi, ikinci kıtadaki Gönlümün bağında çağlayan pınar / Aşkın ateşiyle tutuşup yanar dizelerinde iki eline birer kova aldı: Efendim karar verelim. Bağda pınar mı var, yangın mı? Suyu ateşe mi dökeyim, sultanı mı kurtarayım? Kalburabastî kovaları aldı: Hiçbir yere dökme! Tasavvufî şiirde suyla ateş aynı gönülde yaşayabilir. Niyazi şaşırdı: Bizim itfaiye yönetmeliğinde böyle madde yok. Efendi: Zaten sizi belediye çağırmadı Niyazi; Hakk’a talip olan gönül çağırdı. Hortumu topla!

Ozan Avanoğlu Köşesi’nde Haritacı Şaban, üçüncü ve dördüncü kıtaları önüne serdi: Yüce dağları aşıyor, bentleri yıkıyor, ulu ırmak gibi denize akıyor; ardından bâtılı yok ediyor, çileli yollara destan oluyor. Efendim bu şiirin ruhsatı var mı? Kalburabastî şaşırdı: Ne ruhsatı?
Dağ aşıyor, bent yıkıyor, denize ulaşıyor. Devlet Su İşleri bunu görürse şairden proje ister!
Kalburabastî bastonunu kaldırdı: Şaban, şiirin önüne baraj yapma! Hasan Bey burada şiir sözünün engel tanımayan manevî gücünü anlatıyor. Sen biraz daha devam edersen Hakk’ın kelamından aldığı nefese de emisyon ölçümü isteyeceksin!

Ozan Dermani Köşesi’nde Kervancı Mürsel, son iki kıtayı okuyunca dışarıdaki develeri gösterdi: Efendim, önce gönül kuşu Hakk’ın izine düşüyor, sırlar âlemine iniyor; finalde şiir kervana dönüşüyor. Kuşu kervana mı bindireceğiz? Kalburabastî alnını tuttu: Mürsel, şiirin tamamında manevî yolculuk var. Son kıtadaki kervan da sözün gönülden gönüle taşınmasıdır.
Mürsel tekrar sordu: Kaç deve?
MÜRSEL!
Yükümüz ne?
Kelam!
Menzil?
Gönül!
Konaklama?
Kalburabastî bastonunu kapıya doğrulttu: Senin konaklama yerin birazdan salonun dışı!

Kalburabastî Efendi şiiri kapatıp hükmünü verdi: Hasan Belek şiiri yalnız estetik bir söz olarak değil; iman, aşk, irfan, hakikat ve gönül arasında yol alan manevî bir emanet olarak kurmuş. Can, sultan, ferman, destan, devran ve kervan benzetmeleri aynı düşünceyi büyütüyor: Şiir, insanın içinde doğup başka gönüllere yürüyen sözdür. Kul Hasan mahlasıyla yapılan son bağlama da şiirin âşık geleneğiyle bağını kuvvetlendiriyor.

Dışarıdan bir deve böğürdü.

Kalburabastî sustu.

Kervancı Mürsel:

Efendim, kervan hareket istiyor.

Nereye gidecek?

Gönülden gönüle.

Yol parası?

Yok.

Mazot?

Yok.

Şoför?

Yok.

Kalburabastî develere baktı:

Hasan Bey şiirin en güzel tarafını bulmuş Mürsel.

Nedir efendim?

Altı kıtadır dağ aşıyor, bent yıkıyor, ırmak geçiyor, karanlıkla savaşıyor, sırlar âlemine dalıyor, kervan olup yola çıkıyor...

Evet?

BİR KURUŞ YAKIT YAKMIYOR! Şu devirde şiirden ekonomik ulaşım aracı mı var?

Sonra asasını omzuna attı:

Haydi kervancı! Develeri çıkar. Hasan Bey bir kıta daha yazmadan gidin. Yoksa şiiri hac yoluna sokar, siz de üç ay sonra dönersiniz!

Özün sözü budur. Vesselam.

Gönülden doğan şiirin menzili yine gönüldür.
Hakikatin yükünü taşıyan söz, yol uzadıkça eskimez; kervan büyütür.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri – Celil ÇINKIR / Delibal
Hayalleryumağı
Hayalleryumağı, @hayalleryumagi
16.8.2026 15:45:16
5 puan verdi
harika
tebrikler
selam ve sevgiler
mesakin
mesakin, @mesakin
16.8.2026 14:10:46
5 puan verdi
Güzel bir şiir okudum tebrik ederim başarılarının devamını dilerim selam ve saygılarımla

mesakin tarafından 16.8.2026 14:15:51 zamanında düzenlenmiştir.
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
16.8.2026 12:39:55
5 puan verdi
Şiiri yalnızca bir söz sanatı değil, Hakk’a uzanan bir yol ve gönüller arasında kurulan manevi bir köprü olarak ele almışsınız. “Karanlık düşmana fermandır şiir” ve “Ruhumu kuşatan kervandır şiir” dizeleri, şiire güçlü bir irfan ve tasavvuf iklimi katıyor. Baştan sona inanç, aşk ve teslimiyetle örülmüş, samimi ve derin bir çalışma. Kaleminize ve gönlünüze sağlık.
Etkili Yorum
ŞÜKRÜ ATAY
ŞÜKRÜ ATAY, @sukruatay
16.8.2026 11:15:56
5 puan verdi
Şiiri en güzel ve anlamlı duygularla harika ifade eden yürek sesinizi gönülden kutluyorum tebrikler üstadım.
En kalbî selam, sevgi ve saygılarımla.
Esenlikler ve şiir dolu günler dileğiyle 💐🤗
Alptekin Yazar
Alptekin Yazar, @alptekin-yazar
16.8.2026 10:24:36
5 puan verdi
Güzel şiirdi, anlam doluydu;
Beğeni ile okuduğum bu nadide eseri ve değerli şairimi yürekten kutluyorum, selam ve saygılarla.
AYSE 09
AYSE 09, @ayse09
16.8.2026 09:27:02
GÜNAYDIN HAYIRLI PAZAR OLSUN
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL