2
Yorum
5
Beğeni
4,7
Puan
285
Okunma

BİRBİRİMİZE TUTUNURUZ
Susmadım sevdiğim,
içimde aşk yoğurup
taş yontularla sevgi bileylerken
sen sustuğumu sandın.
Zaman içinden göçmüşlüğüm,
sana boyun bükmüşlüğüm
sustuğumdan değil inan;
aksine,
aşka susamışlığımdandı.
Hicre fermanlar çıkaran dilim,
anlatırken ahrazlara anın suskunluğunu,
farkında olmadan,
mecburen alnıma yazılan kadere boyun eğmişim.
Kalem yazarken kaderimi
itirazım olmadı inan,
çünkü içinde sen vardın.
Umut ettiğim kavuşmaya
bir kez olsun asi düşmedim.
Belki de bu yüzdendir,
hece hece ayrılıklar düşer payıma.
Hatırlar mısın?
Hazan mevsimiydi;
ağaçlar kostüm değişirken
umut ederdik gelecek baharlara.
Önce kasımpatılar çiçek açardı,
ardından zemheri sarardı bedenlerimizi.
İçimizde büyüttüğümüz çocuğun saflığıyla
günahlardan arınmış sevgiler düşerdi gönül sayfamıza.
Masumca anılar biriktirirdik ve
adına aşk öyküsü derdik.
O bile bende bir yanı eksik çocuk gibi;
her satırı ayrılık,
her satırı aşka sürgünler yaşatan.
Şimdilerde kabuk bağlayan yaralarımı kaşıyarak kanatırım,
acıyan yanlarımı şiirle pansuman eder,
sarıp sarmalarım.
Sonrası hezeyan;
her devinimde kırlangıç kanatları gibi narin,
gül katresi kadar zarif yüreğim nasırlaştı.
Ve ne zaman gülmeye yeltensem,
dişlerimi sıktıkça dudağımı kanattım.
İyi ki bana verdiğin işlemeli mendili hâlâ saklıyorum.
Her gece yatmadan önce
gizlice öpüp kokluyorum.
Sende hâl nedir bilmem
ama haberin olsun:
ne zaman ağlamak için bir omuz arasan,
sana söz,
ben buradayım.
Anne şefkati veremem belki
ama dilindeki türküye eşlik ederim.
Olur da düşecek olursak bir notadan,
birbirimize tutunur da ayağa kalkarız.
Efkan ÖTGÜN
5.0
67% (2)
4.0
33% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.