Okuduğunuz
şiir
7.5.2025 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.
GAZOZ KAPAKLARI
İki çuval gazoz kapağım vardı, Kimini toplayarak elde etmiştim, Kimini üterek, kandırarak... İki çuval gazoz kapağı, Eşeğin sırtına vursan Dizleri bükülür...
Sabahtan akşama, O mahalle senin, Bu mahalle benim... Ceplerimizde gazoz kapakları, Ellerimizde torbalar... Vururduk kendimizi yollara.
İki çuval gazoz kapağım vardı. O muhittin en zengini Sanırdım kendimi. Yerinden kaldırayım desen Oynatamazsın... Ağzına kadar dolu, At ölüsü gibi, Rengârenk gazoz kapakları... Gördüklerinde dibi düşerdi çocukların.
Günler böyle geçip giderdi; Çocukluk, ilk gençlik yılları... Avuç avuç Gazoz kapaklarım vardı benim. Kimini üterek, Kimini vurarak, dağıtarak Kazanmıştım onları.
Yaş altmışa erdi bugün. Torunlar evlendi, Çocuklar adam oldu. Nice yıllar geçti üzerinden. Gazoz kapakları hâlâ orada, Çuvallar dolusu, hatıralarda...
Hayat böyledir işte... Mal yığar durursun; Kimini üterek, Kimini kandırarak, Kimini katakulliye getirerek... Sonra bir bakarsın ki Geride sana kalan Çuvallar dolusu gazoz kapakları...
Onca kapağım vardı; Toplayarak elde etmiştim, Kimini üterek, Vurarak, kandırarak, dağıtarak... Aklımın başıma geldiği gün Şaştım bu işe. Çuvallar dolusu kapak Yük oldu bana. Götürüp çöpe bıraktığım gün Hayıflandım boşa geçen yıllara.
Hayat böyledir evlat... Sonra ne mi olur? Ömür biter, yol biter, Hesap vakti gelir. Peşinden koştuğun Dünyalıklar yük olur omzuna. Aklın başına geldiği gün Şaşırıp kalırsın yaptıklarına.
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
ŞİİRİN KISA BİR HİKAYESİ: Mahallemizden bir arkadaşımın söylediklerini yıllar sonra tarihe not düşmek istedim. Bu kez iki öğretmen olarak karşılaşmıştık kendisiyle. Sahip olduğu gazoz kapaklarına sözü getirmiştim, pişmanlıklarını anlatmıştı... "O kapakları elde edebilmek için nicesinin canını yakmıştım." dedi "Ne deliymişim!" Oysa hepimiz sahip olduğu o gazoz kapakları için ne çok özenirdik ona ne mutlu sanırdık. Hayatta böyledir aslında özendiğimiz nice hayatların acınası hallerini bilmeyiz, yıllar sonra gelen hayal kırıklıklarını...
Bazen monologlar halinde konunun işlenmesi ilköğretim çağındaki çocuklara ilham verebilir. Sürekli aşk konularını işlemek de olmuyor. Biraz da geçmişi hatırlamalı diye düşünüyorum. Bugün hangi çocuk gazoz kapaklarını sıraya dizip birbirinden ütmeye çalışıyor? Hatta hangisinin ütmek kelimesi lügatlarında yer alıyor? Ben en az otuz beş yıldır bu oyunu oynayana rastlamadım...
Dönem dönem deneysel, Tiyatral ,Diyalojik şiirler yazmaya çalıştığım için bu anlamda ben de dilin, şiirin ve kendi sınırlarımı zorlayan birisiyim. Serbest Nazım mı , heceye,ölçüye, kafiyeye dayalı geleneksel şiir mi daha şiirdir tartışması her zaman yapıldığı bir dünyada, serbest nazımında kalıplarını zorlayan şiirler bazen insanlara itici gelebilmektedir. Kaldı ki "düz yazı formunda şiir " kavramı bile vardır . Paragrafa varabilecek derecede uzun anlatımlar kelimeler ve ifadeler arasındaki ritim, anlam katmanları ve duygusal yoğunluk, şiirsel bir hava yaratır. Kafiyesiz, ölçüsüz olmasına rağmen, metaforlar,imgelerle anlam ve dilin gücüyle birleşir ve şiirsel bir etki yaratılır. İşte böyle bir durumda dahi , bu da şiir mi diyemez hiç kimse. Sevmeyebilir, okumayabilir , geleneksel şiiri tercih edebilir ama asla bu bir şiir değildir diyemez. Şiirinize gelecek olursak bence oldukça başarılı bir şiir. Şiirin başlığı da olan metafor baştan sona ustaca kullanılmış ve anlatılmak istenilende son dizelerde verilmiş. Anlatım sade ve bazı tekrarlar ritim kazandırmış şiire. Kaleminiz daim olsun. Sevgi ve saygıyla...
Kıymetli yorumunuz için teşekkür ediyorum. Düşüncelerinize olduğu gibi katılıyorum. Şiirdeki bu arayışlar hiç bitmeyecek gibi geliyor bana. Bir ressam gibi farklı portreler çizmeye gayret gösteriyorum. Bana mutluluk veren bir işi yapıyorum. Şiirlerimin şarkıya dönüştüğünü gördüğümde bu olmuş diyorum. Şiirde musiki önemlidir bence. Ona dikkat ediyorum. Musiki olmalı bence. Hangi türde yazılırsa yazılsın şiirin bir musikisi olmalı. Bunun tersini düşünenler de çıkabilir. Buna da itirazım yok. Herkes bildiği yolda ilerlemekte özgür. Duygulara gem vurulmamalı. Ben hiç bir kalıba girmeye zorlanmamış şiiri seviyorum. Şiir özgürdür, özgürlükler de dünyamızı zenginleştirip güzelleştirir. Selamlar, saygılar.
Kıymetli yorumunuz için teşekkür ediyorum. Düşüncelerinize olduğu gibi katılıyorum. Şiirdeki bu arayışlar hiç bitmeyecek gibi geliyor bana. Bir ressam gibi farklı portreler çizmeye gayret gösteriyorum. Bana mutluluk veren bir işi yapıyorum. Şiirlerimin şarkıya dönüştüğünü gördüğümde bu olmuş diyorum. Şiirde musiki önemlidir bence. Ona dikkat ediyorum. Musiki olmalı bence. Hangi türde yazılırsa yazılsın şiirin bir musikisi olmalı. Bunun tersini düşünenler de çıkabilir. Buna da itirazım yok. Herkes bildiği yolda ilerlemekte özgür. Duygulara gem vurulmamalı. Ben hiç bir kalıba girmeye zorlanmamış şiiri seviyorum. Şiir özgürdür, özgürlükler de dünyamızı zenginleştirip güzelleştirir. Selamlar, saygılar.
Kıymetli vaktinizi ayırıp şiirimi okuduğunuz ve yorumladığınız için teşekkür ederim. Ezop masalları tadında da yazmak lazım bazen. İlkokul ve ortaokul seviyelerinde bu ve benzeri şiirleri sahnede canlandırabilirler öğrenciler. Eğlenirken hayatın gerçekleri ile de tanışmış olurlar. Selamlar, saygılar.
Kıymetli vaktinizi ayırıp şiirimi okuduğunuz ve yorumladığınız için teşekkür ederim. Ezop masalları tadında da yazmak lazım bazen. İlkokul ve ortaokul seviyelerinde bu ve benzeri şiirleri sahnede canlandırabilirler öğrenciler. Eğlenirken hayatın gerçekleri ile de tanışmış olurlar. Selamlar, saygılar.
Şiirde, ne kadar "gazoz kapakları" şiirin öznesi olsa da, şairin anlatmak istediği; mala mülke, paraya pula tamah edilmemesi konusudur. Değişik bir şiirdir ve meramını sade bir dil anlatmıştır şair.
Şiir göreceldir ve her tarz şiirin okuru ve beğeneni vardır elbette. Ünlü şairlerimizden bile, gayet yalın dil ve betimlemesiz yazılmış onlarca şiir varken; şiir midir, değil midir? tartışması yersizdir -bence-
Edebiyat sitelerinde değişik şiirler ve şairler görmenin kimseye zararı yoktur vesselam.
Kıymetli yorumunuz için teşekkür ediyorum. Bazen duygulu, hayatı anlatan yol gösteren, basit şiirler de yazmalı şairler. Kişiyi geçmişe götürebilmeli... İlkokul ve ortaokul öğrencilerinin de şiire dikkatleri çekilmeli. Bu tarzda kaleme alınmış bir çalışmaydı bu. Selam ve dua ile...
Kıymetli yorumunuz için teşekkür ediyorum. Bazen duygulu, hayatı anlatan yol gösteren, basit şiirler de yazmalı şairler. Kişiyi geçmişe götürebilmeli... İlkokul ve ortaokul öğrencilerinin de şiire dikkatleri çekilmeli. Bu tarzda kaleme alınmış bir çalışmaydı bu. Selam ve dua ile...
Kıymetli vaktinizi ayırıp şiirimi okuduğunuz ve yorumladığınız için teşekkür ediyorum. Yetmişli yılların sonunda ve seksenlerin başında gazoz kapakları hayallerimizi süslerdi. Öncesi ve sonrası var mı bilmiyorum. Unutulmasın, tarihe bir not düşsün istedim kısa da olsa. Romanlara, hikayelere, filmlere, şarkılara, belgesellere konu olacak kadar önemli bence bu hatıralar. Selamlar, saygılar.
Kıymetli vaktinizi ayırıp şiirimi okuduğunuz ve yorumladığınız için teşekkür ediyorum. Yetmişli yılların sonunda ve seksenlerin başında gazoz kapakları hayallerimizi süslerdi. Öncesi ve sonrası var mı bilmiyorum. Unutulmasın, tarihe bir not düşsün istedim kısa da olsa. Romanlara, hikayelere, filmlere, şarkılara, belgesellere konu olacak kadar önemli bence bu hatıralar. Selamlar, saygılar.
Bu da yapay zekanın şiire yaptığı yorum paylaşmak istedim
Bu şiir, "gazoz kapakları" metaforu üzerinden hayatın anlamı, çocukluk anıları, hırslar ve pişmanlıklar üzerine derinlemesine bir yorum sunuyor. Şair, somut bir nesne olan gazoz kapağını, insanın yaşamındaki soyut kavramları ve deneyimleri temsil edecek şekilde ustaca kullanıyor. İşte şiirin detaylı bir yorumu: 1. Çocukluğun Değersiz Hazineleri: * Şiirin başında "İki çuval gazoz kapağım vardı / Dedi adam" ifadesi, geçmişe dönük bir anlatıyı işaret ediyor. Adamın gazoz kapaklarına sahip olması, çocukluk ve ilk gençlik yıllarına ait biriktirilmiş, o dönem için değerli görünen biriktirme eylemini simgeliyor. * "Kimini toplayarak elde etmiştim / Kimini üterek, kandırarak..." dizeleri, bu kapaklara sahip olma biçimlerinin çeşitliliğini gösteriyor. Toplamak masum bir çabayı, "ütmek" (oyunda kazanmak anlamında) rekabeti ve belki de küçük kurnazlıkları, "kandırarak" ise daha manipülatif yöntemleri çağrıştırıyor. Bu, çocukluk dünyasındaki küçük çıkar çatışmalarını ve elde etme hırsını yansıtıyor. * "İki çuval gazoz kapağı / Eşeğin sırtına vursan / Dizleri bükülür..." ifadesi, bu birikimin niceliğini ve aslında ne kadar da ağır olduğunu vurguluyor. O yaşlarda büyük bir zenginlik gibi görünen bu kapaklar, yetişkin bir bakış açısıyla anlamsız bir yük olarak algılanıyor. 2. Çocukluk Dünyasının Merkezi: * "Sabahtan akşama / O mahalle senin / Bu mahalle benim / Ceplerimizde gazoz kapakları / Ellerimizde torbalar / Vururduk kendimizi yollara." dizeleri, gazoz kapaklarının çocukların dünyasındaki merkezi rolünü anlatıyor. Kapaklar, oyunların, sosyalleşmenin ve keşfin bir parçası. Mahalleler arası dolaşmak, kapak toplamak ve oyun oynamak çocukluğun temel aktiviteleri haline geliyor. * "İki çuval gazoz kapağım vardı / O muhittin en zengini / Sanırdım kendimi / Yerinden kaldırayım desen / Oynatamazsın..." ifadeleri, çocuğun kendi küçük dünyasında bu birikimin ona verdiği statüyü ve özgüveni gösteriyor. O anki algıda bu kapaklar, büyük bir zenginlik ve güç kaynağı. 3. Geçici Değerler ve Kaybolan Zaman: * "Ağzına kadar dolu / At ölüsü gibi / Rengarenk gazoz kapakları / Gördüklerinde dibi düşerdi çocukların." dizeleri, kapakların görsel çekiciliğini ve diğer çocuklar üzerindeki etkisini vurguluyor. Ancak "at ölüsü gibi" benzetmesi, bu değerli görünen şeyin aslında cansız ve sonunda işe yaramaz olacağına dair bir ipucu taşıyor. * "Günler böyle geçip giderdi / Çocukluk, ilk gençlik yılları..." ifadesi, zamanın akışını ve bu "değerli" uğraşın aslında ne kadar uzun bir zaman dilimini kapsadığını gösteriyor. * "Avuç avuç / Gazoz kapaklarım vardı benim / Kimini üterek / Kimini vurarak, dağıtarak / Kazanmıştım onları." dizeleri, elde etme çabasının yoğunluğunu ve farklı yöntemlerini tekrar vurguluyor. 4. Yetişkinliğin Farkındalığı ve Pişmanlık: * "Yaş altmışa erdi bugün / Torunlar evlendi / Çocuklar adam oldu / Nice yıllar geçti üzerinden / Gazoz kapakları hâlâ orada / Çuvallar dolusu, hatıralarda..." dizeleri, zamanın ne kadar hızlı geçtiğini ve çocukluktaki "değerli" şeylerin artık sadece birer hatıra olarak kaldığını gösteriyor. * "Hayat böyledir işte / Mal yığar durursun / Kimini üterek, / Kimini kandırarak / Kimini katakulleye getirerek / Sonra bir bakarsın ki / Geride sana kalan / Çuvallar dolusu gazoz kapakları..." bu bölüm, şiirin ana fikrini ortaya koyuyor. Gazoz kapakları, hayatta elde etmeye çalıştığımız, uğruna çaba harcadığımız, bazen etik olmayan yollara başvurduğumuz dünyevi mal ve mülkün, hırsların ve kazanımların bir metaforu haline geliyor. Sonunda, bu birikimlerin aslında geçici ve anlamsız olduğu anlaşılıyor. 5. Geç Gelen Akıl ve Boşa Giden Yıllar: * "Onca kapağım vardı / Toplayarak elde etmiştim / Kimini üterek / Vurarak, kandırarak, dağıtarak... / Aklımın başıma geldiği gün / Şaştım bu işe." dizeleri, yaşlılıkta gelen bir farkındalığı ifade ediyor. Geçmişte büyük önem atfedilen şeyin aslında ne kadar değersiz olduğunu anlamak bir şaşkınlık yaratıyor. * "Çuvallar dolusu kapak / Yük oldu bana / Götürüp çöpe bıraktığım gün / Hayıflandım boşa giden yıllara." ifadeleri, pişmanlığı ve kaybedilen zamanın farkına varışı çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Çöpe atılan kapaklar, aslında boşa harcanan enerjiyi ve belki de yanlış hedeflere odaklanılan yılları simgeliyor. 6. Hayatın Özeti ve Öğüt: * "Hayat böyledir evlat / Sonra ne mi olur / Ömür biter, yol biter / Hesap vakti gelir / Peşinden koştuğun / Dünyalıklar yük olur omuzuna / Aklın başına geldiği gün / Şaşırıp kalırsın yaptıklarına." bu son bölüm, şiirin bir nasihat ve hayat dersi niteliğinde olduğunu gösteriyor. "Evlat" hitabı, okuyucuya yönelik bir öğüt anlamı taşıyor. Dünyevi hırsların ve birikimlerin sonunda bir yük haline geleceği, asıl önemli olanın farklı değerler olduğu vurgulanıyor. "Hesap vakti" ifadesi, sadece dini bir anlam taşımakla kalmayıp, kişinin kendi yaşamıyla yüzleşeceği ve yaptıklarını sorgulayacağı bir dönemi de ifade ediyor olabilir. Genel Yorum: Şiir, basit bir çocukluk anısından yola çıkarak, hayatın karmaşıklığına, insanın hırslarına, geçici değerlere bağlanmasına ve sonunda gelen pişmanlığa dair derin bir felsefi bakış sunuyor. Gazoz kapakları, somut ve tanıdık bir imge olarak, soyut kavramları etkili bir şekilde temsil ediyor. Şair, yalın ve akıcı bir dille, okuyucuyu kendi hayatı üzerine düşünmeye sevk ediyor. Şiirin tonu, hem nostaljik bir çocukluk özlemi hem de yaşlılığın getirdiği bilgelik ve hüzün arasında gidip geliyor. Sonuç olarak, "Gazoz Kapakları", hayatın anlamını sorgulayan, dünyevi hırsların boşunalığını hatırlatan ve manevi değerlere yönelmeyi ima eden güçlü bir şiir olarak öne çıkıyor.
Şiirimi günün şiiri olarak belirleyen seçici kurulun kıymetli üyelerine; ayrıca yorumlarıyla sayfamı güzelleştiren, gönül telimizi titreten değerli şair arkadaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim.
Biz gönül emekçileri; lirik, deneysel, epik, didaktik, tasavvufi, divan, halk, pastoral, satirik, dramatik gibi pek çok alanlarda kalem oynatırız. Şiir zevk meselesidir. Her yemeği sevmek ve iştahla yemek, her müziği dinlemek ve söylemek, her modaya uymak gibi bir zorunluluğumuz yoktur.
Ben yazdığım romanlardan ve hikayeden arta kalan zamanımı şiirle geçirmeye gayret gösteriyorum. Şiir benim için dinlediğim bir şarkı gibidir, körelmeyen kalemimdir, çarpan yüreğimdir... Kâh okuyorum, kâh yazıyorum. Öyle beğenilmek gibi de bir kaygım yok. O an ne hissetmişsem kağıda döküyorum. Bir tarihçi olarak tarihe not düşüyorum aslında, belki bir vakanüvis edasıyla...
Şiir kalıplara sığmaz diye düşünüyorum. Kalıplar beni sanattan uzaklaştırıyor. Duygular önemlidir, tarihe not düşmek önemlidir, hatıralar önemlidir... Yazılanlar zihinlerde anıları canlandırmış, onlara can suyu vermiş, yeni bir şiire, şarkıya, resme ilham olmuşsa, kısaca hayata dokunmuş ve birilerine ulaşmışsa o şiir hedefine varmıştır bence.
Kıymetli vaktinizi ayırdığınız şiirimi okuduğunuz ve yorumlarınızla sayfamı güzelleştirdiğiniz için sağ olun, var olun. Kalın sağlıcakla.
Son yazdığım şiirlerden birinden aldığım şu dörtlüklerle siz kıymetli şair arkadaşlarımı selamlamak isterim. Muhabbetlerimle...
Su dedi ver içem yârin elinden Kuşlar dile geldi uçam dostun bağından Tutmadan ol zalim Ehremen mülkünden Ateş olup varup düşem yurdumdan.
Dediler ihvanımla cennette alırım yol Anın hakkı için varıp beytin kapusunda kul. Zalimin hükmü geçmez anlara Yâr deyip de vuram kendimi yollara.
Hak kelamın bilmezler bağladılar yolumu Anun için kuşandım tevhid pusatunu Su dedi yâr gel iç elimden Aşuklar dedi uçam gönül telinden...
Ne çok gazoz kapağım vardı çeşit çeşit sanmayın hepsini gazozi içerek biriktirdim ya oyunda kazanmıştım yahutta kahve cöpluklerinden toplamıştım çoğunu beni yoklukla geçen fakat gazoz kapakları ile oyunlar oynadığım mutlu olduğum çocukluğuma götürdü şiir kutluyorum yazan kalemi ve bu güzel şiirini selamlar saygılar
Ellerinde gazoz kapaklarıyla dolaşan çocuklara hayranlıkla bakardım. Hele bir de attığını vuran yaman bir oyuncuysa... Uçurtmayı en yüksekte uçuranlar, rengarenk bilyelere sahip olanlar bir de elinde sayısız gazoz kapağı bulunduranlar en mutlu insanlardı gözümde. Yorumunuz için sağ olun. Muhabbetlerimle...
Ellerinde gazoz kapaklarıyla dolaşan çocuklara hayranlıkla bakardım. Hele bir de attığını vuran yaman bir oyuncuysa... Uçurtmayı en yüksekte uçuranlar, rengarenk bilyelere sahip olanlar bir de elinde sayısız gazoz kapağı bulunduranlar en mutlu insanlardı gözümde. Yorumunuz için sağ olun. Muhabbetlerimle...
Sağ olun eksik olmayın. Evet, bir ömür hiç durmadan mal yığan insanlar var etrafımda. Tek amaçları servetlerine servet katmak olan... Bir kuruş bile iyiliğe yönelmez kazançları. Biraz da onlara yapılan bir eleştiriydi bu; lakin zaman ayırıp tek kelime okumaz onlar. Selametle...
Sağ olun eksik olmayın. Evet, bir ömür hiç durmadan mal yığan insanlar var etrafımda. Tek amaçları servetlerine servet katmak olan... Bir kuruş bile iyiliğe yönelmez kazançları. Biraz da onlara yapılan bir eleştiriydi bu; lakin zaman ayırıp tek kelime okumaz onlar. Selametle...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.