1
Yorum
8
Beğeni
0,0
Puan
227
Okunma
NİSAN YAĞMURLARI
Gurbetteyim yıllardır, bir ahraz gibi sessiz,
Karanlığın içinde, her dakikam nefessiz.
Yalnızlık yüreğime, akıyor ılık ıllık,
Ahvâlimi söylüyor, dile gelen ayrılık.
Kırlarda sereserpe, karıncalar, böcekler,
İçerim kan ağlarken, gülümsüyor çiçekler.
Benim divâne gönlüm, yıllar var ki arafta,
İnşirah öte yanda, yalnızlık bu tarafta.
Kader bana sunarken, çaresizlik taçını,
Rüzgâr gelip okşadı, ümidimin saçını.
Bunları düşünürken, içerim geçiverdi,
O an bulut üstüme, yağmurunu gönderdi.
Hamakta kulak verdim, fırtınanın sesine,
Koşarak girdi ruhum, hicranın mahbesine.
Sonsuzluğun sesiyle, bir rüyadan uyandım.
Gökteki ihtişamın, boyasıyla boyandım,
Rahmetin sedasıyla, yapraklar inliyordu,
Arada bir seslenen, şimşeği dinliyordu.
Evin hemen üstünde, yıldırımlar koşuştu,
Ağaçlardan korkuyla, ispinozlar uçuştu.
Kelebekler kaçarak, kuytulara ağındı,
Sincaplar koşa koşa, kovuklara sığındı.
Dur sus diyene kadar, sağanakta ıslandım,
Aşiyanıma koşup, kapısına yaslandım.
O an birden acıdım, ortada kalanlara,
Evi barkı olmayan, bîçare insanlara.
Derdimi avutarak, ahvâlimi unuttum,
Sessiz çığlıklarımı, kucağımda uyuttum.
Ey Allah’ım herkesin, olsun bir evi, barkı,
Yoksulların kalmasın, varlıklılardan farkı.
Her zengin bir fakirin temin etsin aşını,
Merhamet yeli silsin, gözlerinin yaşını.
Her sabah doğan güneş, aşk ile ışık saçsın,
Unutma ki sevmeye, sevilmeye muhtaçsın.
Şitanın ortasında, yüreğe cemre düşsün,
Saadetler kalplere, sağnak sağnak üşüşsün.
Son sözümü söyledim, ne diyeyim ben daha?
Canlar tende fanidir, belki çıkmam sabaha!
YAŞAR ÖZKAN
28.04.2025
Safranbolu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.