4
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
227
Okunma

"Hira’da İlk Gece" şiiri, Hz. Muhammed’e gelen ilk vahyin ruhunu ve atmosferini etkileyici bir şekilde anlatıyor. Şiirde, Hira Mağarası’ndaki sessizlik, yıldızsız bir gecede taşların secdeye varışı ve yalnızlığın rahmet gibi inişi tasvir ediliyor. En önemli an ise, Cebrail’in "Oku!" emriyle başlayan ilahi çağrıdır. Bu çağrı, sadece harfleri değil, bir ümmetin kaderini okumaya davet eder.
Şiir, vahyin doğuşunu ve insanlığın bu çağrıya verdiği yanıtı derin bir şekilde işler. "Ey ümmet! Sen hâlâ o gecedeyken uyanmadın" dizeleri, ümmetin bu ilahi mesajı tam anlamıyla kavrayıp kavrayamadığını sorgular. Son olarak, "Oku!" çağrısının hâlâ kalpleri aradığı vurgulanarak, vahyin evrenselliği ve sürekliliği hatırlatılır.
Hira’da İlk Gece
Bir dağın kalbinde sustu zaman,
Taşlar secdeye vardı yıldızsız bir gecede.
Ne kuş sesi, ne rüzgâr —
Sadece sonsuzluğun sessiz bekleyişi
Ve bir yetimin yüreğinde çağlayan
Kelimesiz bir dua vardı.
Göğe açılan taş merdivenlerde
Yalnızlık, bir rahmet gibi indi üzerine.
Ve kalbine dokundu bir ses:
“Oku!”
Okumak, sadece harfleri değil,
Bir ümmetin alın yazısını öğrenmekti.
Geceden bir nübüvvet doğdu o anda,
Ve karanlık, kendi içinde aydınlandı.
Ey ilk gece!
Sen bir ümmetin uyanışısın.
Sen, bir çağın küllerinden doğan
İlahi kıvılcımsın.
Bir meleğin kanadında taşıdığı
Yitik insanlığın fermanısın.
Dağın yüreğinde atılan o ilk adım
Bin yılın yükünü taşırdı.
Her sessizlik bir vahiydi artık,
Her suskunluk, ilahi bir yankı.
Ey ümmet!
Sen hâlâ o gecedeyken uyanmadın,
Hâlâ dağın eteklerinde
Işığın ismini unuttun.
Ama bil ki,
Hira’da doğan her gece
Sonsuza yürür
Ve o ses, hâlâ kalpleri arar:
“Oku!”
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.