5
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
380
Okunma

Bu şiir, inanç ve cesaretin yankılandığı bir çağrıdır. Sessizliğe gömülmüş kalpleri uyandıran, bekleyen ruhları harekete geçiren bir nida… Mazlumların ahını, adaletin özlemini ve zaferin müjdesini içinde taşır.
Her mısrasında bir diriliş nefesi, bir kutlu yürüyüşün izleri vardır. Tarihin derinliklerinden süzülen bu ses, hilalin göğe yükselişini, ezanların susmayan çağrısını ve Kızılelma’ya uzanan yolları anlatır.
Bu şiir, yalnızca bir dizeler bütünü değil, bir ruhun ayaklanışı, bir milletin uyanışıdır.
Hakk’ın buyruğunu bayrak edinmiş gönüllere, gayret ve azimle ilerleyen yüreklere adanmıştır.
Ey kalbimin güneşi, kalk artık, yeter!
Toprak şehitlerimizle seslenir, titrer.
Arş-ı Âlâ’dan bir seda, bir kutlu haber,
Gökleri inleten tekbir ile gel, zafer!
Uyuşmuş ruhunu silk, at rehaveti,
Kalk gayrı, bekleme, kuşan gayreti.
Mazlumun ahı var, dinmez hasreti,
Doğrul ki yıkılsın zulmün heybeti!
Semada dalgalansın hilalin nuru,
Mümin gönüllerde aşkın huzuru.
Minareler bekler o kutlu duru,
Ezan susmasın, Hakk’ın buyruğu!
Ufukta belirsin o nurlu hedef,
Yüzyıllar boyunca beklenen şeref.
Gönüller bir olsun, yürekler tek nefes,
Kızılelma tek umudumuz, kesilmez heves!
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.