1
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
335
Okunma

Sislerin içinde bir yolcu var,
Ömrü bir derenin yankısı kadar.
Elinde solgun bir şemsiye tutar,
Gök ağlarken yalnızlığa sarar.
Ağaçlar çıplak, dallar titrek,
Rüzgâr hüzünle fısıldar eski dertleri.
Köprü çürük, tahtalar eski,
Gecenin hüznü sinmiş sulara derinleri.
Ayak sesleri yankılanır usulca,
Zaman durmuş sanki burada.
Sis her şeyi örter, unutturur,
Ama bazı hatıralar kaybolmaz asla.
Bir yüz arar gözleri pusun içinde,
Zamanın ötesinden gelen bir hayal.
Bir ses bekler kulakları,
Ama yankılanan sadece rüzgâr.
Belki bir sevgili, belki çocukluk,
Belki de yitip giden bir umut.
Ömür dediğin köprü misali,
Geçip giden, ardında iz bırakmadan unut.
Yolcu yavaşça adım atar,
Sis ardında kaybolurken.
Ne bir ses kalır, ne de bir iz,
Sadece sessizlik yankılanır derinlikten.21.01.2018
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.