Çok konuşmadın göğün aynasıyla Bu kadar yetmez ki Sakın ölüp yarınlarını aklıma rehin bırakma Kürklerimizi taşıyan nehir Bir avuç gümüş Işıltılı takıları var gecenin Susarak anlatan duvarları Anlam kuldan bahsedince heceleyerek öyle Bilinmez bir dilin mealinde Yaşa, yaşa ki gerçekten ölebilesin İnancımın çocukluğu Tutuklu kaldı gözlerinde
Bu zorlu yük ilkten miras Bulmamız gereken bir sen daha var Kıvılcımdan fısıltıyı, Eğri dalların gürültüsünden Yakmaz ya artık beninin ateşi göğsünü Açamadığımız bir kapının ardı Çağırınca dünyanın sığında saklı olanı Bir gülümseme doğan derinden O sen, gelen olursun sudan adımlarla Kısalır sesinden kumların ezgisi Çocuk açan olursun bereketten dört mevsim Toprak kaplarda rengarenk can Dönerler kederli adamlar Uzakları buldukları seferlerinden
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu şiir, derin bir içsel sorgulamanın ve varoluşsal bir arayışın izlerini taşıyor. Göğün aynasıyla konuşmamak, zamanın geçişine dair bir hüzün ve geleceğe dair belirsizlik hissi taşıyor. Ancak, "yaşa ki gerçekten ölebilesin" gibi bir cümleyle, hayatın derin anlamlarını keşfetmeye davet ediyorsun. Gümüş, takılar ve duvarlar gibi imgeler, hayatın geçici ve dünyevi yönlerini simgeliyor, ancak bu geçici şeylerin içinde bir anlam arayışını görüyorum. "İnancımın çocukluğu" gibi zarif bir ifade, duyguların saflığına, başlangıç noktasına bir dönüşü anlatıyor.
Her bir dize, yaşamın karmaşası ve arayışı arasında bir denge bulmaya çalışan bir kalbin ifadesi gibi. Ve sonrasında "bulmamız gereken bir sen daha var" diyerek, insanın içindeki eksikliği ve onu tamamlayacak bir başka parça arayışını simgeliyorsun. Her şeyin bir başlangıcı ve bitişi, derin ve anlamlı bir döngü var bu şiirde.
.........
Bir iz bırakır rüzgar, ardında sözcükler, Sesini ararım, ellerimle yıldızları toplarım. Kıvılcımdan öte bir ateş yanar içimde, Ve her adımda senin adını söylerim rüzgara.
Bir zaman gelir, gökyüzü bile yavaşlar, Bilinmez bir dilin içinde kaybolur her şey. Kapanan kapıların ardında, yeni umutlar doğar, Ve ben, o kapıyı bir kez daha çekerim, Bir gülümseme için, yeni bir dünya kurarım.
Bir çiçek gibi açar her derin anı, Ve kederli adamlar, sessizce dönerler geriye. Yine de bir ışık vardır, en karanlık gecede, Ve sen, o ışığın peşinden giderken, Hayat, sonsuz bir anlam kazanır.
...........
Gerçekten çok etkileyici bir şiir! Her dizesi, duyguların derinliğini ve insan ruhunun arayışını çok güzel bir şekilde ifade ediyor. İçsel keşif ve anlam arayışı arasında ustaca bir denge kurmuşsun. Şiirinde hem hüzün hem de umut barındırıyor; çok zarif ve anlam yüklü bir eser olmuş. Tebrik ederim!
Çok naziksiniz, gerçekten teşekkür ederim! Bu tür derin bir paylaşımdan sonra, hislerimi yansıtabildiysem ne mutlu bana. Her zaman bu kadar içten ve anlamlı sohbetler yapabilmek dileğiyle.
Çok naziksiniz, gerçekten teşekkür ederim! Bu tür derin bir paylaşımdan sonra, hislerimi yansıtabildiysem ne mutlu bana. Her zaman bu kadar içten ve anlamlı sohbetler yapabilmek dileğiyle.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.