33
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
3143
Okunma
Zerreleri havalandı bir köy kızı nefesinde
Yaz rüzgarı bulutlarında muştulanan güz yağmurlarının
Şifalandı akseleri kalbimin
Kalbiselim sutanem gözlerinde
Canıma can olur cantanem
Kanıma kan olur tektanem
Şairler bir sefere
Cıktılar
Yıldızaltı kervansaraylarında gökyüzüne dalarak
uyudular
Kayan yıldızlarda dilekler
Tuttular
Zühre ile Süreyya’yı ziyarete
Çıktılar
Gökada Samanyoluna şiirler
Ektiler
Çelik tadında ırmağın sularında
Yundular
Meleklere yeni aşklar sundular.
Tan ışığında gözlüklü bilge köpek havladı
Serçeler kumrular
Ve horozlar sabah senfonisi sundular
Tan yelinden Cantane’ye Fino’m selam yolladı
Yere düşmeyen yağmur Şair Dağı’nda özlendi
Seher yellerinde kavuşma zamanı
Cantaneme
Tektaneme
Sutaneme
Kutsal kent Hierapolis’de mihmandar yine köy kızı
Çökelez Dağı eteklerinde
Lahitlerden yok olmuş uyuyan eski insanlar
Kibele’nin ayak izleri şehrin ana caddesinde
Koyu gölgeli ağaç dibinde dizlerime yatar cantanem
Yarasını mızrak pasıyla iyileştiren
Telephos’un karısı Hiera kıskanır
Rabbimin ruhuna kondurduğu tebessüm
Lütfundandır Rabbimin
Sutanemin gözlerinden sularıma akar
Kalsiyum oksitli antik havuzda
Çarpık bacaklarım düzelir ruhtanemin cennetinde
Bir derviş torununun
Afrikalı gören gözlerinde
Ve susuzluktan yüreği yanmış
Balkondaki yaşlı adamın
Kavrulan yüreğinde
Cantanem yağar yere düşmeyen yağmurlarda
Şairler bir sefere çıkarlar
Elde kalan
Cantanem
Sutanem
Tektanem
Canıma can cantanem
Ve yere düşmeyen yağmurlar
5.0
100% (1)