0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
96
Okunma
I
Ankara gri, griden çalınıyor dostlar
Kızılay efsunca bahaneler çıkarır
Oysa bestekarlar çıkarlar Nato yoluna
Ardından dağılırlar
Köşe bucak saklanarak...
Burası Keçiören, ah kalbim;
Acil doktor lazım: Kaçan kaçana.
Hastanın üstünde binbir fikir, teşhis yoktur sebep neyse;
Yeni gelenler bay genç doktorcuklar
Aranıyor hekim.
II
Dublaj söker konsomatris
Ulus, Ulus üstüne revolver sıkar
Ulus, Ulus üstüne fişek olup patlar
Buruk acılı muz savaşı
Büyülü Fener’de rak rak alkışlanan film
Kocatepe avlusunda şimdi Cuma
Ankara garında bir sürü tren boyanır
Süslü camekanları pullanıp turlanır
Oysa şak şak fotoğraf makinesi
Rüzgara darlanan saçlarım
Şımarıp kudursa alıngan suratım
Nahoş kokular peydahlanır uluorta
Ortalıkta şimdi hicran hapları, yarenlik kisvesi
Paltomun son alışkanlığı
Ay karanlık içinde parıldar
Renksiz karanlık içinde.
Babalar nin nin, analar ten ten
Bukağı kaçkınlar, haraptar cadde
Bulvar söken entel payanda, takılır ayağıma
Oh çekerim, iyi ki ay parıldar.
Zonklar yüreğimin anons teneffüsü
Şimdi Keçiören’deki evimden baktığım
Pencereme yağmur tıpırtıları değer
Kaçarım kabus gecelerden.