0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
20
Okunma
Öğleden sonra bir bankanın şubesindeydim
Zıtlıklarla aşınmış hoyrat davranışlar giyilmişti
Oturmuştuk, üstümde gri yaka bir tişört
Boğazımda bekleyici, taramasız fiyaskodan cümleler
Son uskumru sardalya avına çıkar belki
Dil başka ya dostlar
Karşıdan ağzı bıçak laflar dolaşıyor
Okuma yazma faslında gişe memuru çakal gibi sırıtıyor
Şimdi eflatun başkalar gerek bana
Bende biriken telaşa zıpkın gibi sevimli birkaç cevap arıyorum
Yerler akıp giden paspasla siliniyor
Halktan insanların bakışları bekleşiyor numaratörlerde
Yerler sırçadan sanki
Heyecanla capcanlı bakıyor
Mevsimden yaz,
Gişe memuru anlamsız katıklayarak başlıyor sözüne
Ezber andına girişiyor hemen
Sadece obruklara taş atan cılız çocuklar sevimliydi o an
Bende biriken esefler, kollarımın tüyleri irkildi
Bu gişe memuru has çatladı
Kadın dangalakça katıla katıla güldü
Gülmesi zıvanadan çıkmış tahta gibiydi
Kadın mantardı, kadın hayvancaydı
Ottan ibrik olsa buna bir muammaydı
Banyodaki derzli fayansa harç olurdu
Bu kadın gişe memuruydu bir de
Memurun böylesi itliğin başına
Defollar birikti, tozlar, sivilceli paydoslar sarsaydı keşke
Mahluk leylim, zarafetsizliğini tarakla tarayıp kustu
Vah ki vah, hâlâ pazar ayinleri dolaşır
Cumalar gerekiyor bana
Cumalar...
Servim, cümle hayatında okuma yazmasız insan görmeyen gişeci cahile ne diyeyim
Bu kadına laf söylememek için zor tuttum kendimi
Saatim geçti, sineye çektim
Kitabımı unuttum
Bir daha döndüm
Sineye çektim
Yüzüne verse miydim?
Bu katil suratlıya ne diyeydim?
Ne diyeydim acaba, üzümler üzülür
Çakıl taşlı bu kadın memura,
Hayattan ders almamış bu çatala diyeydim ki:
Aşağılık insan, ne sırıtıyorsun
Ömründe hiç mi okuma yazma bilmeyen insan görmedin
Ama demedim, sineye çektim
Suratım asıldı
Demedim.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.