0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
74
Okunma
Öğleden sonra bir bankanın şubesinde
Zıtlıklarla aşınmış hoyrat davranışlar
Gri yaka tişörtle oturulup
Boğazda beklenir,
Taramasız fiyaskodan cümleler birikir
Son uskumru sardalya avına çıkar
Dil başkadır dostlar
Karşıdan ağzı bıçak laflar dolaşır
Okuma yazma faslına geçilir
Gişe memuru çakal gibi sırıtır
Şimdi eflatun başkalar giymek gerek
Birikmiş telaşa zıpkın gibi sevimli cevaplar
Yerler akıp giden paspasla silinir
Halktan insanların bakışları bekleşir
numaratörlerde sıralar art arda
Yerler sırçadan sanki
Heyecanla capcanlı bakar
Mevsimden yaz,
Gişe memuru anlamsız katıla katıla çemkirir
Ezberden gider
Sadece obruklara taş atan cılız çocuklar sevimlidir o an
Biriken esefler, kol tüyleri irkilir
Memurun böylesi itliğin başınadır
Defollar, tozlar, sivilceler, paydoslar sarar
Zarafetsizlik tarakla taranır kan kusar
Vah ki vah, hâlâ pazar ayinleri dolaşır
Cumalar gerekir
Cumalar...
Serviler kamaşır
Cümle hayat okuma yazmasız insan arar
Gişeci cahile söyleyecek lafın olmaz
Saat geçer, sineye çekilir
Kitabını unutursun
Bir daha dönersin
Sineye çekersin
Yüzüne verse miydin?
Ne diyeceksin acaba, üzümler üzülür
Hayattan ders almamış çakıl taşlı bu kadına ne diyebilirsin
Ama hiçbir şey demedin, sineye çektin
Suratın asıldı
Demedin.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.