1
Yorum
27
Beğeni
5,0
Puan
379
Okunma
Rüzgarın savurduğu bir kuru yaprak gibiyim
Dur gitme şarkımı yarıda bırakma yeter ki
Aşk bende ben kendimde değilim
Gri bir sabaha uyanıyorum
Penceremde gri bir kuş
Kuşlar göçerken bir hüzün vardır hani
Sararmış yapraklar uçuşurken rüzgarda
Mevsim sonbahardır
Unutulmuş çiçek dolu dalları baharın
Yalnızlık pencerelerde şarkı
Yarım kalmış sevinçlerin
Bu gün umutla yürüdüm yollarda
Ansızın çıksaydın karşıma
Ellerini uzatsaydın, gerçek olsaydı hayallerim
İşte geldim deseydin
Sonra sussaydı dallarda öten serçeler
Böylesine hüzün dolmazdı gecelerime
Tutsağı olmazdım prangalı mahkumlarca
Sen gibi taş duvarlara !
Ben zaten alışamadım yokluğuna
Karlar dolu dağlar girdi aramıza
Saçaklardaki buzlar gibi şimdi yüreğin
Üzülme ; senin gidişini yazacağım şiirlere
Birde ağlatacağım mısra mısra
Bilsen benden neler alıp götürdüğünü
Duyabiliyor musun çektiğim acıları ?
Şimdi acıların en ağrılı yerindeyim
İncittin mısralarımı, küstürdün imajları
Bense şiiri yaraladım
Şarkılar vuruyordu en can alacak yerimden
Artık düşünüpte maziyi
Elde değil ağlamamak
Elde değil, geriye dönüpte
Arayamamak yitirdiklerimi
Çünkü hep birlikte yaşamıştık biz bu maziyi
Eskisi gibi gülmüyor acılar sarmış gözlerimi
Bil istiyorum
Bu ağıtlar istasyonumu sen kurdun
Günay Koçak
26. 10. 2024
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.