1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1098
Okunma
yalnızlığımız yorulmuş
ve kalbimize dem dem oturmuştu
günü güne verirken dünya
dönüyordu karanlığın uzayında
onca kalabalıktaki bizler ve bizdeki yalnızlar
alışmışlardı
toprağı eriterek yol alıyorduk anca
sanki ölüme atmıştık kanca
çektiğimiz havayı kirleterek
tekraren gökyüzüne satıyorduk
şu güneş
hani kızıl hani erimiş kan
bize bakmaktan utanmıştı
ve aydınlık diye bize
fırlattı gamayı alfayı ve cin ötesi kızılını
yalnızlığa dost olsun diye
kanser hücreleri büyüttük sayesinde
birsürü virüsü ve mikrobun cümlesini
anamız babamız böyle bildik
devletler kurmuştuk
dile kolay kaç milyon insan
kaç yüz ülke
ve tanrılar yarattık herbirisine
tek olsa bile
hepsi
yalnızlığımıza köle
okyanusun denizi
gölün nehri
ormanın ağacı
kanın canı
yalnızlığın diğer adıydı
bunlarla mücadele ederken
yani yaşam budur derken
aile olduk anne baba
tek kalmaktan korkup
çocuk doğurduk güya
ve bu çocuk sen ben olup
yalnızlıktan pekala korkup böyle yazdı
ne ala
ne ala
ha ha ha
alışamadım hala
anla beni arkadaş anla