1
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
461
Okunma
Dikenli bir dil deli gömleğinde işlenmiş
Çeyiz üstünde bir sonsuzluk duvağıyken
Çiçek üstünde yalan yerleyeksan
Çivisi söndürürken kalbimi
Efsununda bir elekten bir fidandır gözlerinde
Falaka yatırır sözlerim beni
Seni giyinmişken kapımda süs falıyla
Fırtınalar eserken firari dudaklarında
gölgesinden n’açarım
Hamurlu mudur elleri havz i keremin
Hayal/et günlerimi sukutun
Heybesinde hırkan mı var?
İlaç gibi bir hülyaya dalarken
İpince selama durur ipek süslü iskele/t gibi itaatkar izlerim
Kabus görmüşsen devası da bir şiire asmadır gülüm
Kaçarken kovalanır ya bir kahkaha
Karanlıklar karanfillerime
Masum gibi duran gri kelebeklerden en çok
ve de köprü kurarken kanatlarıyla
Dört köşeli kalelerime
Kucaklarken kukla görmüş bir devinim topudur bu
Yeğdir kumbara altlarında birikmiş ölümlere
Kuş gibi kuyuya
küpe taktırır hayal esrarımda
Kürsüden iner bir abid seyyahı
Ölmeden önce öldüm naralarıyla...
Levh i mahfuzda bir leylek
En hüsndar nasibe koşarken
Mahşerde bir mağaradan çıkmaz bir ölü
Akreplere alışanın kimbilir arkasından hangi solucan çıkmıştır...
Veryansın eder bir menekşe
Mehtabta ayaz bir mektupla ehline gitmeye meğilli
Mercanlara meşaleyken bir hurinin
Ayaklarıyla mest olur bir meyhane dervişinin
Mezar midyesinden beslenmis bir ermiş
Mühürde nakış nakış
Nidamdır sana
Ney’!.....?
Gezgin imgeler...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.