2
Yorum
37
Beğeni
0,0
Puan
617
Okunma
duvarı aşınmış
bir kapının yıkık yüreğinden geçiyor kör ışık
ömrü çatlamış karanlığın dudağında üşengeç gölgeler
bîzâr olmuş sevdanın çatısından havalanıyor uykulu
yarasalar
göçebe ömrüme sürgün
sızılı yüreğimin suskun diliyle konuşuyorum sana
yüzündü su zambaklarını ağırlayan kuş cıvıltılarını içen
doğmamış yıldızların en aydınlığı öylece gecede
ne yöne evrilsem tüm yollar
sana çıkar
yokluğunda
paslı bir kilit ağzımda
cinnet buhranlarında kan kusar geceler
taşa dokunsam taş dile gelir anlatır seni rüzgârlara
yüklenip gider saatler yağmur bulutlarının ardından
göz ağrısında çözülüp uzar hasreti
sevdanın
gelsen
sokakların penceresi kol kola yürür zerdâli kokar avlular
yağmur ve toprak kulaktan kulağa fısıldaşır
aşk sarhoşluğunda tüm yapraklar ağaçlar
yetsin artık ayrılık dağa taşa olsun
hüzünlerse toza
toprağa
ah!
ateş ve buz olalım senle
sevişelim mütemadiyen gök kumları savrulurken
üstümüzden iplik iplik
bilelim ki
su yolunu bulur kavuşur özlemle toprağa
sarılır hasretle
ayşe uçar
28012024
18:03