0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
374
Okunma
ESRARLI BAKIŞIN
İlk gördüğümde, ilk bakışın,
Birdenbire gönlüme ilk yakışın…
Tatlı bir heyecan, ince bir akışın,
Sonraları sar’a nöbeti gibi.
Bendeki zelzeleler, depremler,
Aklıma düştüğünde titremeler…
Ben iken beni benden alıp,
Bendeler içinde beni bende edişin…
Benden edip Sana doğru gidişim,
Bir sırra dönüşen bu hâlin…
Esrarlı hâlin böyle başladı bende.
Hele ellerimden tutarken,
Bakışlarınla gönlümü yakarken,
Sonra ruhumun derinliklerine
Bensizce, sessizce sen akarken…
Kan dolaşımımda aksi istikamet,
Kalp ritmimde dengesiz bir hareket…
Ne zaman düşsen gönlüme,
Dünya susar, içimde başlar kıyamet.
Bir yanım firkat, bir yanım vuslat,
Bir yanım suskun, bir yanım feryat…
Esrarlı hâlin bende böyle başladı,
Aşkınla değişti bütün istikamet.
Birdenbire habersiz gidişin,
Aramıza nefisten duvar örüşün,
Bir kaybolup bir görünüşün,
Muhabbet diye sükûta bürünüşün…
“Gel” der gibi olup sonra “git” deyişin,
Gönlüme illet, nefsime zillet edişin…
Bir ateş olup içimde yanışın,
Kendi sırrına beni bağlayışın…
Ne senden kaçabildim,
Ne kendimde kalabildim.
Sen gittikçe sana geldim,
Ben azaldıkça seni bildim.
Belki de esrar dediğim sendeki hâl değil,
Bende açılan kapıydı asıl.
Sen bir vesile, ben bir yolcu,
Aramızdaki sır ise ezelden gelen bir nasipti.
Şimdi anlıyorum…
İlk bakışınla başlayan,
Son gidişinle derinleşen bu hâli;
Ben aşk sandım,
Meğer gönlümün kendinden geçişiymiş.
Esrarlı hâlin böyle başladı bende…
Ben senden diye çıktım yola,
Kendimden geçip
Hakk’a doğru vardım sonunda.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.