8
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
1009
Okunma

(çocukluğuma mektup...)
O tertemiz dünyandan çıkma dışarı sakın
İlk durağı pişmanlık, bak bu şehrin küçüğüm!
Sakındığın her budak sana senden de yakın
Su uyur düşmanları sak bu şehrin küçüğüm
Biz, neler tüketmişiz, neleri yok etmişiz
Dışımız aynı kabuk içi çürük yetmişiz
Gül ekiyoruz derken dikenler üretmişiz
Kötüsü iyisinden çok bu şehrin küçüğüm
İhanet, yalan, talan birbirine dolaşmış
Tepeyi, dağı aşmış nirvanaya ulaşmış
En derin duygulara bile riya bulaşmış
Aşka, sevdaya karnı tok bu şehrin küçüğüm
Kıyamet; sığ burada, her dakika sur öter
Kimine yaşam çile, kimine daha beter
Girdiğin tüm yolların sonu hüsranla biter
Bütün cadde, sokağı fak bu şehrin küçüğüm
Aldanma sen süsüne, özü çirkef çamuru
Hele öylesi var ki, o çamurdan hamuru
Çuvalı kaftan yapar, paspas eder samuru
Altı kir, üstü cila, lak bu şehrin küçüğüm
Huzuru bulmak için göz kapamak yetermiş.
Gecenin uğultusu gündüzden de betermiş
Sabahın seherinde saka, bülbül ötermiş
Kargadan başka kuşu yok bu şehrin küçüğüm
Burada orantı yok, cüceler devi yener
Bazen gök yere iner, dünya tersine döner
Alibaba diyor ki; "umut ışığın söner."
En zifiri karası Ak(!) bu şehrin küçüğüm
DOST KATKISI..................... Teşekkürlerimle...
Sakın gelme buraya doğduğun yerlerde dur
Bir baş kuru soğana gerekirse yumruk vur
İnsan burda ya ölür veyahutta kudurur
Sağı solu her yanı *ok bu şehrin küçüğüm ....................Suat ZOBU
Arayıp bulacağın denk gelmez ereğine
Ekmek yerine zehir doldurur küreğine
Ömür versen yoluna ellerin, yüreğine
Sunacağı hediye, yük, bu şehrin küçüğüm............................ Aydın KAHRAMAN
5.0
100% (12)