2
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
537
Okunma
Nasıl da aydınlattın zifiri karanlıkları,
Akıl da, izan da almaz
Sendeki varlıkları
Oysa üfleseler sönecek bir mum ışığı gibiydin
Ne zaman, nasıl böyle ışıyıverdin?
Kalbim sızlıyor seni düşününce,
Aklım almıyor seni izleyince,
Gözüm göremiyor baksa da
İçinden taşan, coşan
Nice yağmurları, nice fırtınaları,
Nice selleri, afetleri
Nasıl bertaraf ettin de
Işığın sönmeden geldin bu güne?
Gül yanaklım,
Pamuk bakışlım,
Lüle lüle saçlım…
Koştun, kimse “koş” demeden,
Tuttun, kimse “tut” demeden,
Yoruldun mu, beyninde susmayan çığlıkları dinlemekten?
Bıktın mı düşünmekten, “ne oldu,ne olacak” diye?
Yıktın mı içinde büyüyen dertleri, acıları?
Yaktın mı sana ulaşan tüm sıkıntıları?
Sen!
Benim çarem, çıkmayan ruhuma.
Sen!
Benim huzurum, durmayan kalbime.
Sen!
Benim tek yolum, almayan aklıma.
Sen!
Sendeki sönmeyen cevherlerle,
hayatsın,
ışıksın,
dünyasın.
Korkma,
solma,
yıkılma,
ışığın sönmesin
Kalbimde.
Kudret MERTTÜRK - Berlin
(Kızım Hilal’e hitafen)
23.07.2023
5.0
100% (7)