10
Yorum
63
Beğeni
0,0
Puan
1025
Okunma
Ellerin,
ellerin diyorum
hani deşifre olmuş bir nehrin yüzüydü,
kirli sakalıydı sanki eğreti duran dağların
ve meziyetini yüklenmiş düşlerin gecesinde
bir tüldü mevsimlik obalara kucak açan çadırın
krizantem çiçeği nedir bilirimsin sen...
hani her kasım gözlerindeki zemheri mevsimlerde çürüttüğün
gizliydi ebem kuşağı serin suların kilinde
gün ağarınca tepelerin ardına kaçardı ay utancından
yoldaşların kalbi olurdu göğe asılan dilekler
bir başkadır akşamlar o nazendenin çayında...
ateşin isinde acımsı ezgidir imbiklenen yüreği
kimine hasrettir yol, kimine revandır bu dağlarda
rüzgarın ilişir ruhu, uğultusu, kartalların kanadında
türkü ziyafetidir bu dağ kar, boran yamacında
karanlığın kalbinde doğar gün, gece şafağa solar
ve yolcular hanlar, hancılar döngülenir yine
yeniden bu görselde...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.