1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
681
Okunma

SEVİŞEREK ÖLELİM
Dudak kıvrımında saklanır ecelim.
Öyle ki,
her tebessüm ettiğinde canımı veresim gelir.
Hele yok mu hınzırca kahkahaların…
Sen,
“ölümden söz etme” dersin
ama o kadar tatlı ki gülüşün,
sanırım farkında değilsin.
Sofistike bir aşk yaşıyorsa yüreğin,
al da bıçkın bir yalnızlığı bırak yüreğime.
Yeter ki sen hüzünden uzak dur,
ben teslim ederim Azrail’e ruhumu.
Bir bilsen,
betimlenecek ne çok hayalim var,
uğrunda ölünecek ne çok öykü…
Mesela,
şiirlerde sırnaşarak sevişmeler;
adeta kendinden geçer gibi.
Tanrım, al canımı.
Gömüleyim göğüs arasına kefensiz
ve bir şiir diksinler mezarımın başına;
varsın kimseler ziyaret etmesin beni.
Sen,
tekrar tekrar tövbeni bozarak sokul sol yanıma.
Ben,
yine seveyim seni.
Umurumda değil;
İsterse Tanrı canımı alsın.
Açılan onca yara kapandıysa yüreğinde,
Yâd ettiğin mazinin g/izini sürme artık.
Adına yazdığım şiirlere taşıma geçmişini.
Anla sana olan aşkın kutsiyetini.
Anla sevişmelerimizdeki masumiyeti.
Bilirim, her safahat sonrası yaralar aldın;
Ve yoruldun.
Dinginleştir artık ruhunu,
gel de sürdürelim bu saltanatı.
Öyle bir inzivaya çekilelim ki,
Tanrı’mızı aşk,
mabedimizi sevgi,
sevişmelerimizi ibadet sayalım.
Ecel ille de ısrar eder ve ölmemiz gerekirse,
gel, sevişerek ölelim.
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (5)