2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
902
Okunma

Bir Yiğidin Ardından
Ey masmavi göklerin parlayan yıldızları,
Bir yiğit yere düştü, feryadımı işitin!
Bir vatan ki ağlıyor anne, baba, kızları;
En derin cehennemin karanlığına gidin!
Başımda esen deli yellere sordum onu,
Dediler: "Gök yarıldı, bir şanlı hilal düştü."
Nasıl yağlı bir urgan taşır yüce boyunu?
Rabbim, Yassıada’ya niçin izmihlâl düştü?!
O gün tarihe geçti insanlığın günahı,
Böyle hazin vedayı görmedi kaldırımlar.
Asırlar ötesinden masum Habil’in ahı,
Semaya ulaşıp da kopmadı yıldırımlar!
Yassıada uyanıp en derin uykusundan,
Çekerek Marmara’ya boğmak için hazanı,
Koca deniz ürperdi eylülde korkusundan,
Kan damlattı sulara bu devrin suiizanı.
Kırın bu zincirleri, vurun dalgalar, vurun!
Gözlerim bir sağanak, nasıl dayansın yürek?
Ey melekler, siz onu Levh-i Mahfuz’a sorun;
Geliyor yanınıza nur kanatlı bir melek!
Ey tepeler, ey dağlar, ey semadaki burçlar!
O gururlu başınız artık yerlere değsin.
Kopmadı mı kıyamet, arşa yükseldi suçlar;
Ey Ferhat, çöktü dağın, beyhude ne gezersin?
Tarih çöplüğe atmış o devrik mizanları,
Milletinin duası mezarında can suyu!
Dinliyor kötü ruhlar hürriyet ezanları,
Yiğidim rahat uyu! Yiğidim rahat uyu!
(O gaddar sehpalarda koskoca vatan düştü!)
Serhat Aygün Tüfekçi
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.