(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
"Şems-i Tebrîzîye sordular; Madem ki kader var neden bu çaba; * Şems-i Tebrîzî dedi ki; Kader; yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir * Güzergah bellidir Ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir" * Öyleyse, heyecanlanan kalplerimizi, terleyen ellerimizi karanlık dehlizlere teslim etmeyelim.
Hece şiirlerin ustası cann abim, yine mükemmelsin.
İşte bu uzun yürüyüşlerim sırasında bir gün düşünmüşümdür. Âmânın tuttuğu yerden fili tarifine benzeyen tanımlar bir yana; kader nedir... Nasıl tarif etmeli acep?
Gönlüm mutmain olduğuna göre sanıyorum cevabı buldum.
Bulduğum cevap yorumunuzla birebir örtüşüyor. Öyle düşünüyorum;
Kader, kanımca sadece her bireyin önüne bir dünya haritası koyup, takip etmekten sorumlu. Asfaltta gittiğimizde becerimiz oluyor, yol sarpa sarınca karerin oyunu(!). Öyle ya; iyi notu hep biz almışızdır, kötü not örtmenler tarafından verilmiştir!
O harita üzerinde girilebilecek muhtemel yolların, tercih edilecek yönlerin müsbet ya da menfi neticeleri haber verilmiş.
Güzergahı, yolu, yönü tercih bize kalmış. İşte tam orada irade devreye giriyor. Karınca hükmündeki insanların tercih ettiği o yön ve yolları izleyen bir Kudret var. O Kudret sahibi insanı serbest bırakmış ama başıboş bırakmamış.
Küll-i irade sahibi o Kudret tercihlere göre kimine şefkatiyle yaklaşıyor; mesela susayan bir köpeğe avcuyla şu taşıyan merhametli birine inayetini göstererek, çıkmaz sokağına bir kapı koyabiliyor... v.s. v.s.
Doğum ile girdiğimiz dünya denen labirentte doğru olan gösterilen istikameti tercih etmek.
...
İşte tam burada kendimi Of'lu cami hocası gibi hissetmeye başladım. :)) Baktım kaptırmış gidiyorum.
Malum hayat pahalı.
Vaazlarda artık ücrete tabi. :))
Sonunu merak ediyorsanız sizin şu ata tohumlu mısırların büyümesini, haşlanıp önüme gelmesini bekleyeceğiz.
Şiire dönecek olursaak;
Efendim şiir fındık gibidir. İkiye ayrılır;
- Kabuklu İmgeleri, mecazları, betimlemeleri v.s. ile sanatsal özellikleri olan türden. Kabuklu fındıklar da ikiye ayrılır; Trabzon, Ordu, Rize... illeri ve yörelerimizde yetişen birinci sınıf kalite ürünler. Günümüz yaşayan şairleri arasında buna Ümmühan Yıldız Hanımefendi ile Nezahat Yıldız Kaya'yı... örnek gösterebiliriz. (Cümle sonundaki üç nokta muhtemel homurtulara karşı sigortam. :))
İşte bu uzun yürüyüşlerim sırasında bir gün düşünmüşümdür. Âmânın tuttuğu yerden fili tarifine benzeyen tanımlar bir yana; kader nedir... Nasıl tarif etmeli acep?
Gönlüm mutmain olduğuna göre sanıyorum cevabı buldum.
Bulduğum cevap yorumunuzla birebir örtüşüyor. Öyle düşünüyorum;
Kader, kanımca sadece her bireyin önüne bir dünya haritası koyup, takip etmekten sorumlu. Asfaltta gittiğimizde becerimiz oluyor, yol sarpa sarınca karerin oyunu(!). Öyle ya; iyi notu hep biz almışızdır, kötü not örtmenler tarafından verilmiştir!
O harita üzerinde girilebilecek muhtemel yolların, tercih edilecek yönlerin müsbet ya da menfi neticeleri haber verilmiş.
Güzergahı, yolu, yönü tercih bize kalmış. İşte tam orada irade devreye giriyor. Karınca hükmündeki insanların tercih ettiği o yön ve yolları izleyen bir Kudret var. O Kudret sahibi insanı serbest bırakmış ama başıboş bırakmamış.
Küll-i irade sahibi o Kudret tercihlere göre kimine şefkatiyle yaklaşıyor; mesela susayan bir köpeğe avcuyla şu taşıyan merhametli birine inayetini göstererek, çıkmaz sokağına bir kapı koyabiliyor... v.s. v.s.
Doğum ile girdiğimiz dünya denen labirentte doğru olan gösterilen istikameti tercih etmek.
...
İşte tam burada kendimi Of'lu cami hocası gibi hissetmeye başladım. :)) Baktım kaptırmış gidiyorum.
Malum hayat pahalı.
Vaazlarda artık ücrete tabi. :))
Sonunu merak ediyorsanız sizin şu ata tohumlu mısırların büyümesini, haşlanıp önüme gelmesini bekleyeceğiz.
Şiire dönecek olursaak;
Efendim şiir fındık gibidir. İkiye ayrılır;
- Kabuklu İmgeleri, mecazları, betimlemeleri v.s. ile sanatsal özellikleri olan türden. Kabuklu fındıklar da ikiye ayrılır; Trabzon, Ordu, Rize... illeri ve yörelerimizde yetişen birinci sınıf kalite ürünler. Günümüz yaşayan şairleri arasında buna Ümmühan Yıldız Hanımefendi ile Nezahat Yıldız Kaya'yı... örnek gösterebiliriz. (Cümle sonundaki üç nokta muhtemel homurtulara karşı sigortam. :))
ÇOK AMA ÇOK MÜTEVAZISINIZ... böylesi bir üstada imrenmek bir şeref ve bir övünç kaynağıdır...okuduğum çok ender ustalardan birisi kaleminizin aynı zamanda hayranıyım...selam ve saygılarımı kabul edin...
ÇOK AMA ÇOK MÜTEVAZISINIZ... böylesi bir üstada imrenmek bir şeref ve bir övünç kaynağıdır...okuduğum çok ender ustalardan birisi kaleminizin aynı zamanda hayranıyım...selam ve saygılarımı kabul edin...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.