1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
427
Okunma

SOBELE BENİ
Yüreğini sevdiğim kadın,
bugün de yoksun ve ben kimsesiz,
yine sensizim; dön artık.
Gündüze sorsam, günde yanarım;
geceye sorsam, incinir düşlerim.
Gidersen,
bir daha dönmeyeceğini de bilirim.
Muzipçe bir edayla “saklanmış” der;
bulamayacağımı bile bile saklambaç oynarım.
Bilirim, uzaklardasın;
ait olmadığın düşlerde.
Bilirim, yüreğimin nüvesinde,
en metruk yıkıntılar altındasın;
müşkül bir yalnızlık solumaktasın.
Ah sevdiğim,
ah be kadınım…
Sükûtu isyanda,
ağır darbeler almış;
aşka ahraz kaftanlı hoyratlardasın.
Kan damlatan katreler gibi,
öfkeyle sıktığın dişlerinle dudağını kanatmaktasın.
N’olursun,
yanarak günahlarından arınmış
ateşin hüznüne atma beni.
Sensizliğe nice kaleler kurdum,
sabrıma nice bentler ördüm;
yokluğuna giydiğim zırh bile eridi.
Yanık bir sigaranın tükendiği gibi,
imgede tükeniyor sana dair sözcükler.
Hangi lehçede şiirler yazsam,
eksiliyor hecelerim; dön artık.
Mavi umutlara boyadığım karanlıklara saklanma.
Hıncımı alırcasına tuvalden,
çizdiğim resimlerde canlanmaktasın.
Ben sende eksilirken,
sen bende çoğalmaktasın.
Hadi çık da sobele beni.
Kırdıysan, affediyorum;
kırıldıysan, affet beni.
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (4)